Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: zamanlordu0000
Eser Sıra Numarası: 160222eser64



HAYATTA KALMAK İÇİN
Hayat, insan hayatı... Acı günleri içinde barındıran ama bir o kadar da tatlı gelen insan hayatı...
Onlarca kötü olay yaşar her insan hayatının belirli bölümlerinde. Ama yine de kolay değildir bu tatlı rüyadan vazgeçmek, başka bir dünyaya uyanmak... Kötü geçen günlerde, haftalarda, aylarda, yıllarda, insanı bağlayan tek bir şey vardır. Bazen gerçekten öyle olmasa bile, durumun o kadar da kötü olmadığını, ucuz atlattığını, gününü ya da hayatını senden çok daha kötü geçiren birsürü insan olduğunu, her şeyin mutlaka bir çözüm yolu olduğunu düşünmektir bu, bir nevi Polyannacılık oynamak yani... Yaşadığın en kötü olaydan bile iyi bir sonuç çıkarmaya çalışmak... Bazen kolaydır bu, bazen zor, bazense imkansıza yakın... Ama bunun sayesinde hayattan vazgeçmezsin vazgeçemezsin, istemezsin... Bunun sayesinde hayat denen tatlı rüyadan uyanmazsın, uyanamazsın, istemezsin...
İnsanlar ikiye ayrılır çabuk yıkılanlar ve her zaman ayakta kalmayı başaranlar olmak üzere... Polyannalardır güçlü olanlar, yenilmezler, ayakta kalırlar. Diğerleridir çabucak yıkılanlar, hemencecik vazgeçenler.
Aslında bütün mesele de budur, ayakta kalmak, her şeye ve herkese rağmen...  Her insan ama her insan, fark ederek veya fark etmeden bir şekilde ayakta kalmaya çalışır bütün hayatı boyunca kendi yöntemleriyle... İnsanın psikolojik yapısı her ne kadar çeşitli ve karmaşık gözükürse gözüksün aslında temeli tek ve basittir. Hayatta kalma güdüsü, bir şekilde...Diğer tüm özelliklerini bu basit temelin üstüne yapılandırır insan.Bu kuralları belirlenmiş ve yönergeleri oldukça katı olan bir oyundur bir bakıma. Jenga'ya da benzer...  Yapının temeli yani hayatta kalma güdün ne kadar güçlüyse, ne kadar dayanıklıysa -ki bunu güçlendirmenin ve dayanıklılaştırmanın tek yolu vardır, o da iyimserlik balçığıyla sıvamaktır-  o kadar zor yıkılır öz yapın.Bu oyun iki kişiyle oynanır. Sen varsın. Rakibin de karşına çıkan zorluklar. Senin bu oyunda tek görevin öz yapını sağlam inşa etmektir. Sen görevini tamamladığında sıra rakibine döner. Rakibin sürekli öz yapından bir taş çeker. Bu durumda sadece iki şansın vardır.
Birincisi, öz binanın yaşama güdüsünden oluşan, iyimserlik balçığıyla sıvanmış temeli yeterince güçlüdür. Rakibini, karşına çıkan zorlukları yenmişsindir. Ayaktasındır, güçlüsündür, dayanıklısındır, hayattasındır... İkincisi, öz yapının yaşama güdüsünden oluşan temeli, iyimserlik balçığıyla sıvanmadığı için yeterince güçlü değildir. Rakibin son taşını da çekti. Oyun bitti, kaybettin, ölüm, karanlık... Şu anda pişman olmanın hiçbir anlamı yok.
İşte bu yüzden iyimserim. İyimserim çünkü ayakta durmam, yıkılmam, güçlü ve dayanıklı olmam gerekiyor. İyimserim çünkü daha iyi bir seçeneğim yok; hayatta kalmak için, ezeli rakibim zor günleri yenmek için, pişman olmama gerek kalmaması için, her şey için. İyimserim çünkü olmak zorundayım.


önceki eser / sonraki eser