Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: zaman1908
Eser Sıra Numarası: 160219eser29




BENİM HALA UMUDUM VAR
Gelecek… Gelecek nedir sizce? Bana göre, ne olduğu tam belli olmayan, uçsuz bucaksız, çok uzak ama aslında çok yakın olan ucu açık bir derinlik. İleriye bakınca upuzun bir yol görüyorum. Sanki başlasam bitmeyecek, ilerlesem her adımda daha da uzayacak bir yol. Belki bir adımımı attığım anda kendimi sonsuz bir derinliğin içinde bulacağım ve nerde olduğumu, nasıl buraya geldiğimi anlamaya çalışırken o eşsiz, bir o kadar da düşündürücü serüven bir anda sona erecek. Ya da bir bakmışım o kadar çok şeyle uğraşmışım ki kim olduğumu, nerede olduğumu anlayacak fırsat kalmamış. Peki bu kadar sonu kestirilemeyen, belirsiz bir yolda yürümeye nasıl cesaret edilir?
Daha küçüğüm, yolun çok başındayım, ileriye yönelik pek çok hayalim, hedefim, tasarladığım düşünce var. Örnek aldığım bir öğretmenim hep derdi ki “Hayatta, hedefiniz, kararlarınız ve ödün veremeyeceğiniz bir karakteriniz olsun. Ne istediğinizi iyi bilin. Yokuşlarla dolu bu hayat serüveninde ne için çabaladığınızı ve kim olduğunuzu asla unutmayın.” Söylediklerini hem dinlerken hem yazarken hem de okurken içimi tatlı bir heyecan, minik bir korku ve en önemlisi “Ben kimim? Ne ya da kim olmak istiyorum?” soruları yerleşiyor zihnime. Kararlarımız, hedeflerimiz, uğruna mücadele verdiğimiz inançlarımız olmasa ne için sürdürürdük ki bu hayatı? Sanki o zaman hayat yaşanmaya değmeyecek kadar anlamsız olurdu. Bence ömrümüz aldığımız nefes kadar olan süreyle değil, aldığımız her nefesi, yaşadığımızı sonuna kadar hissettiğimiz anlarla ölçülür.
Bir yandan da dünya gitgide yaşanmaz, insanlar gitgide çekilmez bir hal alıyor. Peki biz bu tablonun neresindeyiz? On yedi yaşındaki bir gencin gözünden bakınca farklı manzaralar, değişik senaryolar ortaya çıkabiliyor. Tablonun içinde bulunduğumuz o yer, farklı bakış açılarıyla yorumlanabilir. Önemli olan tek bir fırça darbesinin tüm resmi ziyan etmesine izin vermemek yani olumsuzluklara karşı dimdik ayakta durabilmek. Yeter ki hedeflerimiz, kendimize olan inancımız ve umutlarımız olsun, o zaman işte başarılamayacak iş, üstesinden gelinemeyecek zorluk yoktur. Her şey, insanın kendisinde biter. Her ne koşulda olursa olsun azimli ve kararlı olmak, sabretmek, insanın kendine inanması ve asla umudunu kaybetmemesi, geleceğe dair, hayata dair tüm hedeflerin gerçekleştirilmesini sağlar.
Benim de kendim için ve tüm insanlık için tabi ki hayallerim var. Örneğin yaşam kalitesi yüksek bir dünya, canlılar için daha yaşanabilir ve umut dolu bir hayat, güçlüklerin ve olumlu yönlerin dengede olduğu daha adil bir yaşam düşünün, bence mükemmel olurdu. İnsanların yaşamaktan zevk aldığı, inançları ve hedefleri uğruna mücadele verdiği, sonunda istedikleri düzeyde başarılı olsalar da olmasalar da bu yolda pek çok şey öğrendiği, aslında onları ayakta tutan şeyin umut etmek ve bunun üzerine çabalamak olduğunu kavradıkları an mutlu, umutlu, geleceğe pırıl pırıl gözlerle bakan bireyler yetişir ve az önce tarif ettiğim dünyaya bir adım daha yaklaşırız. Bunu gerçekleştirmek için kendime olan güvenim ve inancım tam. Tek başıma olmasa da bir takım ruhu ile hareket edip insanlar olarak tüm insanlık için var gücümüzle çalışmalıyız. Sabırla, kararlılıkla, pes etmeksizin sıkı bir mücadeleye girerek, azimle çalışarak, güçlüklerden yılmadan,umudumuzu asla kaybetmeden bu işi yaparsak, sırf hedefimiz değil, onun yanında bir sürü güzel deneyim de kazanırız. Kendine inanmak ve bir yerden başlamak gerekir. İlk adımı atınca zaten gerisi gelir. Gelecek ne kadar uzak, karanlık, belirsiz gözükse de, ona umutla bakmamızı sağlayan şey kendi içimizdedir. 


önceki eser / sonraki eser