Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: yazar2573
Eser Sıra Numarası: 160218eser14



İYİMSERLİĞİN DOĞUŞU
Çevremdeki olumsuzluklara, zaman zaman uğradığım kayıplara, taşıyamayacağımı düşündüğüm bazı yüklere rağmen hayata karşı hâlâ dirençli hâlâ daha iyimserim. İyi bakıp iyi görmek için farkında olduğum yahut olmadığım çok şey var.
Öncelikle bir şeylere cephe alabilmek için henüz yolun çok başındayım. Bu milyar yıllık ömür karesinde sahip olduğum tecrübeler, birkaç kitapla sınırlı kalmış kendi enginliğimdeki bilgiler, hayatın ufkunda hayli sönük kalıyor. Hayatın hiçbir derdi, hiçbir avuntusu, hiçbir mutluluğu kalıcı olmuyor, bir saniyesi bir saniyesini tutmuyor. Yol kat ettikçe insan, yolun bitişini değil de zorluğunu görüyor. Sonra yol iyimserler ve diğerleri için ikiye ayrılıyor. Ben iyimser insanların biraz ötesinden ilerlemeyi tercih ediyorum. Ben ve benim gibiler kendilerini en kötünün içinde yer almadıkları için şanslı hissediyor. İşte iyimserlik buradan doğuyor.Çevreme baktığım zaman iyimserliğin tesirini kolayca görebiliyorum. Mesela, gök, geceleyin üstüme kara örtüsünü örtmesine rağmen gökyüzünde onlarca yıldız görebilmek mümkün. Gece, umutları olan bir insanı himayesi altına alabilmiş değil, çünkü o eşsiz karanlığın içerisinde yıldızlar her zaman gündüzü görmek isteyenler için birer umut taşıyor.
Bir kaptan geceye aldırmadan büyük seferlere çıkıyor. Asla korkmuyor. Biliyor ki gece ona yolunu kaybettirse bile yıldızlar ona yolunu gösterecek. Yahut kimi çocuklar geceyi öcülerin değil; ay dedenin gelişi olarak tefsir ediyor.Kötümser insanlar ise bardağın dolu tarafını görmeksizin gecenin siyahına bürünüyor.Hayat bana önümüzdeki günlerde ne getirir bilemiyorum, ama bu beni kaygılandırmıyor. Aksine bazı şeyleri bilememek, hayata karşı olan önyargımı gideriyor. İyimserim, çünkü beni yazgımla barışık tutan hayatın bana vaat ettiği bir söz var: Yaşadıkların ve yaşayacakların bir şeylerin en kötüsü olmayacaktır.
Bir başka pencereden bakarsak: Yaratıcının bana tanıdığı süre benim için büyük bir lütuf. Nimetlere daha farkında bakabilmek, pişmanlıkları sona erdirebilmek... Bütün bunlar benim elimde olan şeyler. Beni sıkıntıya uğratan hemen hemen her şeyi çabalayarak yenebilirim. Verdiğim uğraşlar sonucu hayata karşı tamamen iyimser kalabilir ve iyi yaşayabilirim. Bu kadar büyük bir fırsatlar şenliğindeyken neden ömrümü iyi bakarak değerlendirmeyeyim ki? Her şey bardağın dolu tarafını hissetmemi istercesine kusursuz ve güzelken; ben niçin kötümserliğin beni hayattan izole etmesi için izin vereyim?Zaman zaman uğradığım kayıplara gelince… Ben, onları sırtımdan düşen yükler olarak görüyorum. Yüküm azaldıkça hızlanıyorum… O yüzden bir şeyleri kaybetmek beni umutsuzluğa düşürmüyor; aksine hayata daha cesur daha özgür bakabilmemi sağlıyor.
Bu şekilde bir şeylerin en kötüsüyle beraber iyimser kalabilmeyi başarıyorum.Bir insan kötüyü kötü diyerek kestirip attığı sürece gözünün önündeki tüm güzelliklerden mahrum kalır. Böyle bir insanın bardağın dolu tarafını görmesi mümkün değildir. İyimserlik iyiyi görmektir. İyimserim çünkü daima bir şeylerin olduğu kadarıyla yetinebiliyorum.



önceki eser / sonraki eser