Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: yarasa4575
Eser Sıra Numarası: 160222eser66




                                                       İNSAN YAŞADIKLARIYLA VARDIR

     Bakışlardır önemli olan..Farklı fikirlerin oluşmasını sağlayan,bakış açılarımızdır.İyi ya da kötü hangi noktada olduğumuzdur önemli olan..

     İyimser davranmak bir bakıma ne kadar çok şeyle karşılaştığının bir belirtisidir.İçinde şimşekli fırtınalar kopan bir kadının sonrasında çıkacak olan olan gökkuşağındaki sarı ve kırmızının arasında duran turuncuyu fark etmesini bekleyemeyiz.Dikkatsizliğinden,belki de fırtınadan kaçıp gökkuşağını görme fırsatı bulamadığından.Oysa ki fırtınayla yüzleşse en azından korkularını tanıyacaktır.Belki de onları yenecektir.Çünkü insan,yaşadığı kötü olaylardan farklı dersler alarak çok yönlü düşünmek ve olayların boyutunu kavrama durumunda kalır.Bir insanın felaket olarak gördüğü bir olayı başka bir insanın olgunlukla karşılamasının sebebi genelikle yaşanmışlık farkıdır.

    Sanırım iyimserlik;biraz cesaret,biraz istek,biraz zorunluluktur.İnsanlar hep daha iyiye kavuşma koşuşturması içindeler fakat hangisi olmak istediği yerde yahut hayatından memnun?Çoğumuz Barbie bebeklerle büyüdük ve insanların bir standarta uyum sağlamak için kendilerini değiştirmeye bir sürü para verdiklerini anlamak o kadar da zor olmasa gerek.İnsanlar vücutlarını yeniden yaptırmak istiyor;kilosuna,burnuna,kirpiklerine,dudaklarına,kendi organlarına büyük bir nefret besleyerek.Ha birileri para kazanıyor evet.Fakat milyonlarca insan düşünceleriyle sömürülüyor.Bu insanlar cesaretliler midir yoksa aslında kendilerine olan devasa korkuları onları kendilerini bu düşünceye alıştırmaya mı iter?Neredeyse bütün kadınların dolapları tıka basa dolu olduğu halde giyecek hiçbir şeyleri olmadığına inanmalarındaki korkunçluğu hissedebiliyor musunuz?Bazı insanlara yetmiyorken hala vitrinlere bakıp iç geçiren çocuklarla karşılaşıyorum.Her gün lanetle bindiğiniz otobüse bakıp iç geçiren tekerlekli sandalyedeki küçük kız var.Siz aynı tişörtü haftada iki kere giymeye utanırken açlıktan ölen milyonlarca insan var.Halinden yakındığında biraz düşünmeli insan.Her şeye müsrüf ve kötümser yaklaşarak sadece çevremizdeki insanları da mutsuz ederiz.Kendinize,hayata karşı düşüncelerizi size yönelik seçtiğinizde,kendinizle barışık olabildiğinizde ise çevreniz bir anda toz pembe gelmeye başlayacaktır.Hayattan beklentileriniz sizi mutlu edecek aynı zamanda gelişme gösterebileceksiniz,hepimizin dilinde olan bi laf vardır..’’İnanmak başarmanın yarısıdır.’’Örneğin girmiş olduğumuz sınavlarda çoğu insan bilgisizlikten değil de stresten kötü sonuçlar elde eder.Ya da sabah ailenizle konuşmalarınıza hoşgörülü,olumlu,tatlı cümleler eklerseniz onlar da size pozitif şeyler söyleyecektir ve evden lanet okuyarak değil de gülümseyerek çıkacaksınız.

     Çevrenizdeki olayları değiştirmek çok ta zor değil mi?Hayatınız neden size yönelik olmasın ki?Ne kadar olumlu ilişkilerin olursa o kadar olumlu yargılarla karşılaşırsın.Bu da seni daha mutlu ve sevecen yapar.Kendimizi ne kadar kabullenirsek başka insanların bize olumsuz yaptığı yargılar da değerini yitirecektir.Onlara fırsat veren ya da sizi mutsuz yapan tek şey sizin düşüncelerinizdir.Aklımızda oluşan her düşünce geleceğimizi yaratmaktadır.Güç merkezi daima yaşadığımız anın içindedir.Herkes kendinden suçluluk ve nefret duygusu yüzünden acı  çeker.Herkes için büyük mutsuzluk ‘’yeterince iyi değilim’’diye düşünmektir,daha kötü halde olan insanları düşünmeden.Bu sadece bir düşüncedir ve düşünce değiştirilebilir.Kırılma gücenme gibi olayların üstesinden gelmek kanseri bile yok edebilecek büyüklükte bir düşünce gücüdür.Kendimizi gerçekten sevdiğimiz zaman hayatımız her yoluyla düzene girer.Şu ana kadar yaşadığınız deneyimler sonucu düşünceleriniz,kelimeleriniz oluştu.Ama bunlar geçmişte kaldı.Yaşandı,oldu ve bitti.Şimdi önemli olan,bu andan itibaren neyi düşünmeyi,neye inanmayı ve neyi söylemeyi seçtiğinizdir.Çünkü bu düşünceler ve sözcükler geleceğinizi yaratacak.Kararlarınızı verecek şey şimdiki anda ve yarınınızda,gelecek haftanızda,gelecek aynızda…Şu anda ne düşündüğünüze dikkat edin.Olumlu mu olmuzsuz mu?Bu düşüncelerinizin yarınınızı biçimlendirmesini istiyor musunuz?Dikkat edin ve farkında olun.Hayat mutsuz ve öylesine yaşamak için çok kısa.

      Mutluluğu büyük şeylerde aramayın,çünkü o sizin beyninizde.Hayatınıza bakıp çok sıkıcı diye düşünüyorsunuz ya,mutluluğun her sabah uyanmakta olduğunu daha kötü hale geldiğinizde mi anlayacaksınız?Bacakları olmayan birisi oturduğu yerin devamına bacaklarının geri kalanını çizebiliyorsa kimse sıkıntıdan,umutsuzluktan bahsetmesin.Çevrenizin farkına vardığınızda,belki iki sokak ötenizdeki olayı cep telefonlarınızdan öğrenmediğiniz bir günde;iyimser olabileceksiniz.İyimser olduğunuz kadar mutlu,mutlu olduğunuz kadar yararlı olacaksınız.Bu şekilde var olabilirsiniz ancak.İster inanın ister inanmayın düşüncelerimizi kendimiz seçiyoruz.Kısacası mutluluk zannettiniğiz kadar uzakta değil, bunu düşünebiliyorsanız eğer bedeniniz kadar yakınınızdır.