Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: vefa1234
Eser Sıra Numarası: 160220eser30




UMUT BAHÇESİ
Bir kez daha sarılmalıyız hayata. Bütün yaşanmışlıklara, bütün umursamazlıklara inat tekrar yeşertmeliyiz içimizdeki umudu. Bir yerlerde, uzakta olsa da bir şekilde bekliyor olmalı bizi mutluluklar. Özümüzün bize vermiş olduğu yenilmezlik duygusunun doruklarında, kendimizi kaybedip, gönüllerimizi çökertmemeliyiz. Sevincin kapısını öyle yürekten çalmalıyız ki, geleceğimiz bize gülen gözlerle, sıcak bir tebessümün nihavent makamı bir şarkısını çalsın. Bir aya benzetmeliyiz yüreğimizi. Kar taneleri, en derin, ışıksız, mihrap bir karanlığa düşerken, ellerimiz cebimizde üşümemeyi öğrenmeliyiz. Aydınlatmalıyız en karanlık gecemizi.
Mutsuz ve durağan geçen bir günün ardından tekrar daldım hayal dünyama. Bu sefer kararlıydım, dipten safir taşlarla süslenmiş, renkli umutlar çıkaracaktım. Sınırsızlığın gönlüme düştüğü şu son günlerde hedeflerim doğrultusunda ay ışığıyla birlikte göklere ilerleyecektim. En önemlisi bir amacımın olduğunun farkındaydım. Boş bir kavanozdum ben. İçimi ne kadar bilgi, kültür ve güzellikle doldurabilirsem o derece var olabilecektim. Felsefe öğretmenimin de dediği gibi; beni ben yapan unsurlardan asla vazgeçmeyecektim. Aslında, öğrendiklerimi hayata uygulamak konusunda biraz sabırsızımdır. Derin bir düşünceye daldığım zaman o derinliğin koyuluğundan hemen gün ışığına çıkamam. Anı yaşamak gerektiğini söyler çoğu felsefeci. Tıpkı “Ferrarisini Satan Bilge” adlı kitapta bahsedildiği gibi. Anı yaşamanın insanı her yönden bilgiye, doğruluğa ve pişmansızlığa götüreceğini söylerler. Halbuki, insanın anı yaşaması için o an içerisinde kendisinin farkında olması ve mutlu olması gerekir. O anın hüzünlü sahnelerine bir kere daldık mı anı değil,bütün bir haftamızı kapsar o anlar.
           Yaşamın bize sunduğu iyi yönleri görmeye çalışırsak iyiliğin ve dürüstlüğün bol tarçınlı ve bol şekerli bir kek gibi ağzımızda püfür püfür dağılabileceğini anlayabiliriz. Belki de fazla iyimseriz, her şeyin iyilikle kurulu olduğunu düşünüyoruz ve hayatın böyle gitmediğine inanıyoruz. O zaman, normal bir insan hayatının, rutin kalabalıklarından kendimizi alamıyoruz demektir. Gelin yalnız kalmayalım. Hep birlikte geleceğe umutla bakalım. Geleceğin yollarına açılan bahar bahçelerinde bizi en güzel gerçekler bekliyor. İyimserliğimizi ve umutlarımızı bilelim, hiç ama hiç unutmayalım!


önceki eser / sonraki eser