Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: umut1234
Eser Sıra Numarası: 160220eser32



  UMUDU VE HAYALLERİ OLMAYAN İNSAN MUTSUZDUR...
İçine düştüğümüz çatışmaların, anlaşmazlıkların, kısır döngülerinin, ezilmelerin, bunlar ve benzerlerinin bir yazgı olmadığını; duygularımızı ve diğerlerinin duygularını idare etmeyi öğrenmemizin olası olduğunu belirtip, işe öfkeyi ve dürtü kontrolünü belirtmek isterşm. Yaşamımızı ve ilişkilerimizi her yönde daha sağlıklı bir temele oturtmanın, çocuklarımıza güzel bir yaşam eğitimi vermenin olası olduğunu söyleyip hiddetli patlamaların beyni iyice uyardığını, öfkeyi başlangıçta kontrol etmenin en doğru yol olduğunu, dürtüleri kontrol etmenin, eskiden irade diye adlandırılan temel becerilerimizin bize çok şeyler kazandırdıklarını, kıskançlığın üstesinden gelmenin en iyi yolun bardağımızın boş tarafına bakmak yerine, dolu tarafını görmek olduğunu da ifade etmek isterim..
İyimser olmak, umutlu olmak, okuldaki başarıdan ağır işlere katlanmaya kadar yaşamda kişiyi şaşırtacak kadar güçlü bir rol oynar. Hedefler ne olursa olsun onlara ulaşmak için gereken irade ve yönteme sahip olduğumuz inancı duygusal zeka açısından önemlidir. Umutlu, inançlı olan kişiler, umutsuz ve karamsar kişilere göre yaşamda daha başarılı olurlar. Örneğin, yapılan araştırmalar ilk sınavlarında başarısız olan, ancak geleceğe umut ve iyimserlikle bakan öğrencilerin, geleceğe kötümser bir açıdan bakan öğrencilere göre sonraki sınavlarda daha başarılı olduğunu göstermektedir.
Socrates der ki: ‘Çalış, kötümser olma. Eğer kötümser olursan, bir ömür boyu sıkıntılardan kurtulamazsın.’ Gerçekten de kötümser kişilerin bir yaşam boyu sıkıntılardan kurtulamadığına şahit olmuşuzdur.
Gülmek, kahkaha atmak, iyimser olmak yine umut gibi başarıda olumlu rol oynar. Duygusal zeka açısından iyimser olmak, zorlu engeller veya yenilgiler karşısında kaygıya ve teslimiyetçi bir tutuma yenik düşmemek önemlidir.
İyimserlik, neşe ve umut evde çocuklarımıza, okulda öğrencilerimize vermemiz gereken önemli değerlerdendir. Yaşama pembe bir pencereden bakmayı çoğunlukla unuturuz, aklımıza hep olumsuz düşünceler önce gelir. Ancak, araştırmalar Polyanna olmanın kişinin akademik ve yaşam başarısını arttırdığını gösteriyor. Ayrıca, iyimser, yaşama umutla bakan, neşe dolu kişilerin sağlıkları ve evlilikleri de daha iyi gittiği görülmektedir. Bunlar bile bile iyimser olmamak, geleceğe umut dolu bir yürekle bakmamak ne kadar doğru acaba?
Ancak, benim gördüğüm toplumumuzun genelde kötümser bir bakış açısına sahip olduğu. Oysa, Cumhuriyet’in ilk kurulduğu, sevgili Atatürk’ün hayatta olduğu yılları düşünelim. Hatta benim çocukluğumun geçtiği 60’lı, 70’li yılları düşünelim.Yol yok, elektrik yok, telefon yok, okul yok, hastane yok, dünyada yokluk hakim. Ancak o yıllarda Türk milleti umut dolu, heyecanlı, iyimser, çalışkan, özverili. Şimdi, köylerde bile elektrik var, herkesin elinde cep telefonu, evlerde televizyon, otomatik çamaşır makinası, bulaşık makinası, klima, daha çok okul, daha çok hastane, çeşitli konforlar var, ancak herkes mutsuz, kötümser, umutsuz. Bence, bardağımızın dolu tarafını, elimizdekileri görmeli, iyimser olmalı, şükretmeli ve geleceğe umutla bakmalıyız. Umut dolu olup, çalışmalıyız, atalarımızın bize bıraktığı ülkemizi daha güzel koşullarla çocuklarımıza, torunlarımıza bırakmalıyız.
Güzel duygularla, neşeyle, umutla, dostluklarla, iyimserlikle dolu huzurlu bir gelecek dilerim...


önceki eser / sonraki eser