Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: tırt2016
Eser Sıra Numarası: 160222eser75


                                           GENÇ ETHEM'İN  ACILARI

      İnsan ilişkileri ve düzeni öyle kurulmuştur ki özellikle gençlik döneminde insan kendi ruhunu öyle olduğu gibi masaya koyamaz. İlişkiler sanki ip üstünde yürümek gibi geliyor bana. Sürekli dikkat edip titiz olmak zorundaymışsın gibi.

    Bu yazdıklarım gençliğimin en dayanılmaz yanı olan, toplumsal hayatımı sürdürebilmem, sürüde yer edinebilmem için taktığım maskelerin nedenidir. Arkadaşlarımın her birinin yanında ayrı bir kişilik, ayrı bir mizah, ayrı bir ahlak ediniyorum. Bukalemuna benzer bu davranışım planlı ya da sinsice yapılmış bir şey değil hatta beni sinik biri olmaktan kurtarıyor. İnsanları güldüren, herkesle arkadaşça hatta serserice iyi geçinen bir cemaat adamı yapıyor beni. Ancak ruhumdaki bu kırılmayı hissediyor, yaklaşan yalnızlığımdan telaşa kapılıyor, içinde olduğum karanlığın bir hayat tarzı olmasından korkuyorum.Gittikçe arttığını farkettiğim ruhumdaki bu sarsıntılar her an beni yakalayabiliyor. Matematik dersinin ortasında, kantin sırasında, arkadaşlarımla şakalaşırken. Bunun gibi zamanlarda her şey normalmiş gibi davranamıyor, bir odada yalnız başıma kalacağım zamanı saniyeleri sayarak bekliyorum. Bunun bu sıkıntının ilacı olduğunu, beni utandıran sözlerimi söyleyip durup o anları kafamda tekrar tekrar yaşarken bir şeyler yazıp çizerek bu durumdan kurtulacağımı biliyorum."Ben bir şeylerin taklidiydim ancak neyin taklidi olduğumu unutmuştum." demiş Oğuz Atay benim ve daha nicelerinin durumunu anlatmış.

   Kendim gibi davranamıyor, kendi başıma kurduğum dünyayı günlük hayatın içerisinde karşılaştığım hatta bolca vakit geçirdiğim insanların arasına çıkaramıyorum. Dolayısıyla mutlu olamıyorum.

   Sıkıntım bu, bu sıkıntıdan kurtulup mutlu olmayı umut ediyorum.
Umut edebiliyorum çünkü edebiyatı severim. Niye severim? Öncelikle yazmak bana iyi geliyor. Yazacağım şeyler ben olur, düşüncelerle birleşirim, sakladığım dünyayı anlatabilirim böylece. Fikir eder, hiçbir şeyden korkmadan bunları benimser, anlatırım böylece.
   
Roman yazarım, bazılarına çok emek verir, onlar için yorulurum, belki onlar da bana bir dünya açar, benim ve dünyamın okunmama, sevilmeme yol açarlar. Onlarla beraber yaşarım sonra da onlar kendi başlarına yaşarlar. 
  
Belirsizlik de burada, fikir edemeyebilir, iradem yetersiz gelebilir, ilham beklemekle ömrümü tüketebilirim. Okunmayabilirim, yarışmalarda eserlerim ilk cümlelerim ve başlığım çarpıcı olmadığı için hiç okunmayabilir. 

  İyimserim çünkü, ben kendi ideallerim söz konusu olunca başarısızlık yaşayabilirim, belirsizliklerin yarattığı riskler sonucunda. Ancak her ne olursa olsun ben yetersiz zamana sahip bu dünya macerasında sevdiğim işi yapmış olacak, insan sürüsüne ayak uydurup rüzgarın içindeki bir toz tanesi gibi sağa sola savrulup durmayacağım.Maskemi çıkarmış bi şekilde birsürü hayat yaşamış olup ne ömürdü bee deyip gülümseyerek ölebileceğim.