Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: tablo2718
Eser Sıra Numarası: 160222eser14



GENÇLİK BAŞIMDA DUMAN


   Genç olmak sıradanlaşan dünya düzenini tek başına değiştirebileceğine inanmaktır.Puslu gecede karanlığı beklemek değil kendi ışığını kendin oluşturmaktır. Hayat yolunda kendini aramak,bu uğurda bazen tüm doğrularını kaybetmektir.Genç insan hayatı anlayan insandır.Önündeki belirsiz ve tümsekli yolda karanlıkta olsa,yalnız da olsa yürüyebilen,bu yolda hayatı ve evreni anlayan kişidir.

     Genç olmakla gurur duyuyor bana sağladığı getirileri hayatımın her alanında kullanabiliyorum.Belirsizlik içindeki hayata umutla bakabiliyorum çünkü yeni doğan günle her şeye sıfırdan başlayabilecek kadar maziden bağımsızım ve her yeni günle hayata daha çok bağlanacak kadar yaşamayı seviyorum.Küçük bir kuş sesiyle bile kendimce sebepler bularak tüm gün mutlu olacak kadar pozitifim çünkü yaşamın mutluluk üzerine kurulduğunu biliyor mutluluğu arayarak vakit kaybedeceğime kendi mutluluklarımı oluşturuyorum.Sebepsiz yere saatlerce gülerken birden ufacık bir şeyde isyana bağlayıp ağlayacak kadar değişkenim çünkü her hareketimi bir nedene bağlı olarak yapmıyorum.Odaklandığım bir işi aniden bırakacak kadar sıkılganım çünkü hayatta her şeye az da olsa vakit ayırmamız gerektiğine inanıyorum.Fevriyim çünkü sonucunu düşünmeden yaptığım herhangi bir kararı kendi lehime çevirebileceğime dair kendime olan bir inancım var.Özgüvenliyim çünkü bu hayatta kendime kendimden daha iyi bir dost edinemeyeceğimi biliyor ve kendimi hatalarımla severek yaşamıma güzellik katıyorum.İnsanların içindeki kötülüğe inanmıyorum çünkü insanı o an onu yapmaya zorlayan çevresel faktörlerin eziciliği altında rasyonelliğini kaybederek o hatayı veya kötülüğü yaptığını düşünüyorum.İnsanlara her zaman değer vererek en nefret ettiğim insan dahi olsa;dil,din,ırk,renk,cinsiyet fark etmeden her türlü düşüncesine saygı gösterecek kadar hümanistim çünkü insanlığı ben merkezli düşünmüyorum.Dünyada benden başka insanlarında olduğunu biliyor,nasıl ki onlar toplum sağlığı için bazı kurallar çerçevesinde yaşıyorsa bende insanları rahatsız etmemeye ve her türlü düşüncesine saygı göstermeye çalışıyorum.Farklı bakış açılarına karşı bir önyargı beslemiyorum çünkü farklı pencerelerden aynı manzarayı görmek mümkün olduğu gibi farklı manzaralarda görebiliriz ki bizim göremediğimizin başkaları tarafından fark edildiğini bilmek,farklı kafa yapılarını anlamaya çalışmak hayata yeni bir bakış eklemektir.Alışılmamış fikirlere karşı durmuyorum çünkü insanlara önyargıyla yaklaşarak o kişiyi kaybetmeyi göze almıyorum.

Özgürüm çünkü ‘millet ne der?’ korkusuna düşerek insanların tepkilerine göre kendimi kısıtlamıyorum.Herkesin yaptığı şeyleri herkes yapıyor diye sorgulamadan,anlamadan,sürü psikolojisiyle yapmıyorum çünkü başkasının düşündüğü şeylerle hareket etmektense kendi beynimi kullanarak hareket etmeyi tercih ediyorum.Yanlış yoldaki bir çoğunluğa katılmaktansa doğru yolda olduğunu bildiğim azınlıkta kalıyorum.Aklımdan geçirmemin dahi ayıp olduğu düşünülen şeyleri yapacak kadar cesur,toplumdaki tabuları yıkıp var olan sıradanlaşmış düzene kafa tutacak kadar korkusuzum çünkü bu dünyayı sadece benim gibilerin değiştirebileceğine inanıyor,yanlış olduğunu düşündüğüm şeyleri,yenilmek pahasına da olsa doğrusunu yapmak gerektiğini düşünüyorum.Hayatımı boş bir uğurda harcamayacak kadar idealist,boş hayallerin peşinde koşmayacak kadar gerçekçiyim çünkü hayal dünyasında yaşamaktansa hayallerimi yaşatmayı tercih ediyorum.Toplum baskısı adı altına girilen kısıtlamalarla hayatıma sınırlar koyacak kadar toplum odaklı yaşamıyorum çünkü üçüncü kişilerin benim hayatımda benden çok söz sahibi olmasına izin vermiyorum.Haklının hakkını savunmasının bile ‘başkaldırı’ olarak nitelendirildiği bu zamanlarda hakkımı savunarak doğrularımın arkasında duruyorum çünkü haklarımı kendimle özleştirip suistimal eden insanların beni yok saydığını kabul ediyorum.Haksız olduğumda da özür dileyecek kadar erdemliyim çünkü özrün beni küçültmediğini aksine egolarımdan arınmama yardımcı olduğunu biliyorum.Yanlış olduğunu bildiğim bir şeyi çıkar gözetmeyerek gerçekliğe kavuşturacak kadar doğrucu,güçlü-güçsüz ayırt etmeden haklı olanın yanında olacak kadar adaletliyim çünkü insanların maddi manevi durumu,dış görünüşü gibi şeylerle değerlendirmeyip güçlü veya zengin diye onlara arka çıkmıyorum.Düşüncelerimin yanlışlığından korkarak içimde tutmuyorum çünkü hata yapmaktan korkmuyorum.Yanlışını yaşayarak öğrendiğim doğrunun hayatımda daha kalıcı olduğunu biliyor,her yanlışta sızlanıp yolda hata aramaktansa ders çıkararak hayatıma yeni tecrübeler ekliyorum.Çabucak vazgeçmiyorum çünkü biraz gayretle yapamayacağım şeyin olmadığını biliyorum.

Zorluklar karşısında göğüs gerebilecek kadar mücadeleci bir ruhum var çünkü güzellikler emek ister.İnsanları insan oldukları için seviyorum çünkü herkes sevgiyi hak eder.Geleceğimi düşünüyorum ancak gelecek korkusu içinde bugünümü yaşayamayacak kadar bilinçsiz değilim çünkü hayatımın her anının benim için değerli olduğunu biliyor ve gençliğimin tüm avantajlarını doya doya kullanıyorum.Hiçbir anımdan pişman olmayacak kadar hayatı seviyorum çünkü bu hayatta başıma gelen her şeyin içinde beni ben yapan şeylerin olduğunu düşünüyor her hatırama sahip çıkıyorum.Gençliğimin kıymetini bilerek her anımı değerlendiriyorum çünkü ileride hatırladıkça güleceğim,’iyi ki yapmışım.’ diyeceğim anılar biriktirerek yaşlılığıma güzel bir mazi hazırlıyorum.’Keşke’ kelimesindense ‘iyi ki’ kelimesini kullanıyorum çünkü en kötü olayın bile insana ufacıkta olsa bir getirisi olduğunu biliyorum.Çocukluktan olgunluğa geçiş döneminde çocukluk özlemi ve olgunluğun yükü altında ezilmiyor her yaşın bir güzelliği olduğuna inanıyorum.

    Genç olmam hayatın bana verdiği en büyük lütuf belki de.Biliyorum ki bu lütuf yaşla veya bedenle alakalı değil herkesin içinde tüten bir gençlik ateşi var.Bu ateş ruhunuz genç kaldıkça sönmeyecek olan bir ateştir.Ruhunuzun hep genç kalması,ateşinizin siz var oldukça yanması dileğiyle…



önceki eser / sonraki eser