Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: sosyal2567
Eser Sıra Numarası: 160222eser08




    RUHLARA DOLANAN SARMAŞIKLAR
Hislerimi anlatırken en çok kullandığım kelime 'bazen'dir.Çünkü bazı şeylerin her zaman aynı değerde olmayacağının bilincindeyim.Mesela gökyüzü bile her gün mavinin aynı tonunu barındırmaz,mahallenizdeki ağaçtan her zaman aynı kuş havalanmaz,okuduğunuz her kitap sizden bir şeyler alıp götürmez,uyandığınızda her zaman kendinizi iyi hissedemezsiniz,geceleri her zaman başınızı yastığa koyar koymaz uyuyamazsınız,en sevdiğiniz şarkı her zaman size sevilesi gelmez,yıllardır hayalini kurup zor şartlarda sahip olduğunuz işinizi her sabah sevemezsiniz mesela.Önemli olanda hepsini aynı hissedebilmek değildir zaten.
Gökyüzünde mavinin sevilesi tonlarından biri olduğunu,ağaçtan havalanan bir kuşun olduğunu,bir kitabı okuyabiliyor olduğunuzu,bir sabaha uyanabiliyor olduğunuzu,geceleri eninde sonunda uyuyabilecek olduğunuzu,en sevdiğiniz bir şarkının mutlaka olacağını,her sabah uyandığınızda bir amacınız olduğunu,yıllardır harcadığınız emek sonucunda bir işinizin olduğunu bilmeniz size yetecektir.
İyimser olmanın mesleği olmaz zaten.Zengin bir iş adamı,bir bankacı,bir savcı,bir ev hanımı,bir çöpçü ve bir garson da iyimser olabilir.İyimser olmayı öğrenmenin yaşı olmaz bazen.Herkes aynı ağacı sadece bir ağaç gibi görmez mesela.Kimine dalları gövdesi olan sıradan bir ağaç gibi gelir kimine içinde yüzlerce boru bulundurup aslında yaşayan bir canlı olduğunu hissettirir.Bu nasıl biri olduğunuzla değil nasıl hissetmek istediğinizle alakalıdır.
Dünyanın bir ucunda dilini bilmediğiniz bir insanı öz kardeşinizmiş gibi benimseyebilirsiniz örneğin.Aynı dili konuşamazsınız,fakat yüzünüzdeki o mimikler,gözlerinizdeki parıltı kalpleriniz arasındaki köprünün temellerini atabilmek için yeterde artar bile.
Hiç yalnız kalmanın güzelliklerini fark ettiğiniz oldu mu? Tüm dertlerinizin,problemlerinizin bir ürperti gibi bedeninize uğradığını ve ardından bedeninizle ruhunuzu terk ettiğini düşünün.Bir kuş kadar hafif olabilmenin çekiciliği paha biçilemez olacak değil mi? Gözlerini kapat,derin bir nefes al.Ve dünyadaki tüm bu karmaşanın,sorunların,çatışmaların,kötüye gidişatın içinde bulunan milyonlarca insanın arasında olduğunu kavra.Ellerin,gözlerin,burnun,bacakların ve vücudundaki tüm organların yaratılış güzelliklerini hisset.Sen kendinle bir bütünsün.Fikirlerinle,yazdıklarınla,okuduklarınla,çizdiklerinle varsın.Gözlerini açtığında gözlerine inen perdeyi kaldırdığını fark etmenin zamanı çoktan gelmiş,bunu sende biliyorsun.
İyimser olabilmek için kendini maddelerin içine sığdıramazsın.Birkaç blogda veya dergide okuduklarınla iyimser olamazsın.Hala anlayamıyor musun? Bedenindeki en küçük hücrede bile iyimserlik yatıyor.O öyle bir uykuya dalmıştırki ne başı ne de sonu belli değildir.Ayılara benzemez iyimser olabilmek.6 ay kış uykusuna yatıp 6 ay ayakta kalmayla da bir tutamazsın.
O öyle bir şeydir ki tıpkı sarmaşıklara benzer.En küçük hücrelerinde bile tohumlarını saklar.Senin onları tek tek uyandırmanı bekler.Kendini hissedebilmeni,doğayı,evreni kavrayabilmeni ve aslında sahip olman gereken o gerçek aşk için adımlar atmanı bekler.Ve sen bunları yaptığında büyümeye başlar,tüm organlarını birbirine dolayarak ruhunu kavrar.Ve iyimser olmak adına yaptıkların bir çocuk olarak varsayarsak sayılarını her arttığında bir bir sarmaşıklarına salıncak kurar sen son nefesini verene kadar sallanmaya devam ederler.


önceki eser / sonraki eser