Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: sera9898
Eser Sıra Numarası: 160221eser28



İYİMSERLİK PELERİNİ

Bir ölüm kalım dönemidir gençlik. Kendini, yeteneklerini keşfetmeye başladığın, canını en çok yakanı en çok sevdiğin, gelecek kaygılarıyla boğuşmak ve en güzel yaşlarım diyerek boş vermişlikle dans etmek arasında ince bir çizgide dengede kalabildiğin, kalbinin gerçekten kırılabildiğini hissettiğin, her şey için çok genç bir o kadar yaşlı olabildiğin bir dönem... Bir genç düşün ki porselen bir kalbi hâlâ kendi elleriyle kırmamış.

Çocukların kalpleri porselendendir ve neredeyse her yetişkin, bir çocuğun katilidir. Bu durumda gençlerin hepsi de potansiyel bir katildir porselen bir kalbi kırmaya hazır olan. İlk ve son cinayetini işlememiş bir genci görürsen onun da mutlulukları kadar mutsuzlukları olduğunu görürsün. O ünlü şarkıda da olduğu gibi onun da gökyüzü bazen ciğerine dolar. Yaşamın onun  içinin en derininde olduğu, kendisinin ise yaşamın en dışında olduğu andır bu. Gökyüzünün yağmur olup boşalamayacağını düşünse bile bir genç bir şekilde içinde bir gökkuşağı açabilmesine izin verir.En nihayetinde gelecek günlere parlayan gözlerle bakmak bir genç için en sevdiği insanlarla bağıra bağıra şarkı söyleyebilmektir. Birinden çiçek alabilmek, lavanta tarlalarında koşabilmektir. Gelecekten bir şeyler umabilmek, başkasının neşesinin canına değmesine izin verebilmektir. Öyle bazı kimselerin şiirlerinde, şarkılarında büyüttüğü kadar değildir yani. Hiçbir hayvanı öldüremeyecek kadar hassas olup da balık tutmaktan korkunç bir zevk almanın suçluluğunu yaşayabilmek kadar kolaydır. Hâlâ böyle bir kalbe sahipken çıkıp da gözleri örümcek bir Mehmed Ali gibi zencilerin birbirine benzememesini, umutlarının kırlangıcı yapabilir , “Nastenka”sını bekleyen bir hayalbazın iyimserliğine boyayabilirsin kendini. Bu kalptir bir gencin umutlarının açabilmesini sağlayan. Hayatında her şey kötü giderken, "Tamam o zaman artık her şey iyiye gidecek." diyebilecek cesareti ona veren de yine bu kalptir.

Bu kalbe sahip çıkabilmek, altın kalabilmek ise biraz daha yorucudur. Robert Frost bir şiirinde "Hiçbir şey altın kalamaz." demiş. Ona inanıp da zamanı geldiğinde ilk cinayetini işleyebilirsin ama unutma ki bir şairin sözü eninde sonunda yalandır. Ona inanır ve ağlarken bile gülümseyebilen, uçurtma uçuran, çimlere uzanan kimseleri hiçe sayarsan onların kahkahalarına saygısızlık etmiş olursun. Kötü geçen birkaç anı oldu diye tüm bir geleceği yakmak, sahip olabileceği en tehlikeli alışkanlığı olabilir bir gencin. En kötü anında bile daha görülmemiş bahçeler olduğunu hatırlayabildiğin kadar yaşarsın çünkü.
Bir çocuğun cesedini kendine kürk edinmiş bir yetişkin, işinden çıkıp evine döndüğü zaman ceketini, gömleğini çıkarıp bir köşeye atabilir de o kürkünü atamaz. Üstün başın kan içindeyken, hem de eskiden çok iyi tanıdığın birinin kanı içindeyken saflığının, çocukluğunun, gençliğinin kanları içindeyken ne kadar mutlu olabileceğin de şüphelidir. Yani umutsuzluğuna yenilmenin sana kazandıracağı bir şey yoktur. Başını kaldırıp ''Her şey çok güzel olacak.'' diyebilmek bile bir gökkuşağı için umuttur. Adımlarını emin bir biçimde atabilmek bile yarınlara inanmaktır.

Yarınlarsa içinde minik bir korku uyandırır herkesin çünkü yarın belirsizliktir. Bu yüzden de herkese elini kolunu bağlatır. Hele ki yarınlara umut yükleyen birkaç kişinin umutları boğulursa, bu birkaç kişi yarınlara inanmayı başkalarına yasak etmek için hep hazır olur. Sanki yapılabilecek en ayıp şeymiş gibi her şeyin güzel olabileceğini düşünmek! Onlar herkesin içindeki kuşları öldürmek için hep beklerler. Onların en büyük katiller olduğunu unuttuğun zaman altın kalamazsın. Onların dediklerinin aksine gelecekten bahsedince heyecan hissetmek hiç de ayıp şey değildir, tam tersine göğsümüzün kabarması gerekir. Her şeyi kötü taraflarından görmeyi alışkanlık edinmiş insanlar tarafından kandırılamamak, hâlâ her şeyin iyi olacağını hatırlatan bir iyimserliği kendine pelerin dikmek gurur duyulacak şeydir. Biri küçümseyerek baktığında bile gülümseyerek ''Geleceğime inanıyorum, her şey daha da güzel olacak.'' demek bugünün dünyasında yapılabilecek en cesurca şeydir. En nihayetinde başka şeylerin başlaması için bugünkü mutsuzlukların biteceğini hatırlamak huzurlu şeydir.

Bütün belirsizliklere, içindeki depremlere rağmen her şeyi iyi yanından görebilmek, başka kimselerin sinirini bozarcasına “Pollyanna”cılık oynamak seni, bir genci en değerli kılabilecek şeydir. Biri gelip de ''Bu iyimserliğin de nereden?'' diye sorduğunda, bu iyimserliğinin başkaları kalbini kıracak gibi olduğunda bile kendine kalbini kırmak için izin vermediğinden, bir çiçekçinin önünden geçerken acelen olsa da o kokuların ne de güzel olduğunu kendine hatırlatabildiğinden geldiğini söyleyebiliyorsan, gerçekten de korunması gereken bir kalbe sahip olduğunu da hatırlamalısın. İçini gökkuşaklarının basmasını istiyorsan gelecekten bahsettiğinde, umutsuzluğa düştüğünde içinde bir kuşun kanat çırpmasına izin vermeli; kalbini kırmamalısın. Çünkü gökyüzü ciğerine sığamasa bile gülümsemeyi bilip her şeyin güzel olacağına inanmak, porselen kalpleri muhafaza etmek için en güvenli dolaptır.
Yarının bütün gizemine rağmen bir gencin umudunu kaybetmemesini sağlayan en neşeli şey de en sonunda onun henüz kirletilememiş, kırılamamış kalbidir. Geleceği belirsizliklerden oluşan bir genci iyimserliğin okyanuslarına atan da bu kalbi kırmak istemeyişidir . Herkesin, her şeyin kirlendiği söylenen, ''Bir yağmur olacak hepimizi yıkayan'' gibi sanatlı sözlere bel bağlanan bir günde aslında her şeyin içinde saklı kalabilmiş bir güzellik olduğunu görebilmesidir bir gencin zıplayabilen umudu. Çünkü bir kimsenin gözleri sırılsıklam olduğunda, o an çok uzakta olsa dahi, yüzünü güldürecek ve canına değecek bir şeyler olduğunu hatırlayabildiği kadar yaşayabildiğini; umutlarını içinden eksik etmediği kadar, kalbini kırmayıp içinde gökkuşakları açabilmesine izin verdiği kadar yaşayabildiğini bilmesidir, kendine pelerin edindiği iyimserliği.

 Attila İlhan’ın  Zenciler Birbirine Benzemez romanının kahramanı (1)
Dostoyevski’nin Beyaz Geceler romanında geçen  bir karakter (2)


önceki eser / sonraki eser