Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: şairim4400
Eser Sıra Numarası: 160221eser22



KİRLENEN DÜNYA'YA RAĞMEN


     “Tertemiz hayallerim vardı benim…
Zaman akıp giderken ardından bir sis bulutu gibi geçen anılar bir bir kazınıyor ruhuma… Geçmişle gelecek arasında kalmış ben, bilinmezliklerin esiri oluyorum. Bu bilinmezliğin içerisinde her ne kadar gerçekleşmeyeceğini bilsem de yaramaz beynimi durduramıyor ve yine hayaller aleminin içerisinde kayboluyorum. Yıllardır içten içe ördüğüm soğuk ve buzdan duvarlarım gelip geçen yabancılar tarafından zorlanıyor, beynimdeki uyuşmuş fikirlerim de gün yüzüne çıkınca kırılan cam gibi paramparça oluyorum.

Yıllar sonra bu satırları yazarken, şu kısa ömrümde yaşadığım elem ve kederler bir kez daha acıtıyor sol yanımı. Dünya’nın kirli yüzünü gördüğümden beri yaşadığım bocalamaya inat, içimde bir yerlerde gizlenmiş saf duygularımı arıyorum muhtaçlıkla. Hani hayata umutla bakan, mutlu olmak için sebepler aramayan, üzüldüğünde üzüntüsünü gizlemek yerine olduğu gibi dışa vuran, bir şeye sevindiğinde etrafına neşe saçan, kin tutmayan, küs duramayan… Kirlenen yalancı dünyadan haberdar olmayan çocukluğumun beyazlığını arıyorum. Beynim her ne kadar “Boşuna uğraşma” deyip beni geçiştirmeye çalışsa da , kalbim bu uçsuz bucaksız dağların ardında güneşin doğacağını fısıldıyor bana. Zaman kendiyle beraber getirdiği karamsarlığı üflerken yüzüme geleceğe inat, iki kolumu açıp “Bulacağım” diye bağırmak istiyorum. Ne kadar kâhpe de olsa, düzenbaz da olsa kirli Dünya’ya karşı saflığımı bulacağımı haykırmak istiyorum âleme…
Ben belki de ömrüm boyunca yaptığım en mantıklı şeyi yapıp; yaşamımın beni yıkan, yavaş yavaş benliğimi sindiren olumsuzluklarına rağmen o içimde gizlenmiş beş yaşındaki saf çocuk için direnmek istiyorum. Bana güvenen yanım için, Dünya’nın karamsarlığına kapılarımı kapatıyor, kendi küçük dünyamda açtığım beyaz sayfalarıma iyimser olacağımı yazıyorum. “İyimser olacağım, iyimser olacağım, iyimser olacağım…”
Şimdi açtığım beyaz sayfalarımdan birine hayallerimi resmediyorum. O bitmek tükenmek bilmeyen Dünya hayatımın arasında on bir yıl sonra tekrar hatırladığım beş yaşındaki çocukluğumun anılarımla yoğrulmuş hayallerime bakıp bana minnet dolu bakışlar attığını görüyorum.Beş yaşında o loş ve kasvetli hastane koridorlarında yana yakıla annesini arayan, onu acı çekerken görüp gözyaşları döken çocuk şimdi hiç olmadığı kadar mutlu ve huzurlu. On bir sene önce o hastane koridorlarında kurguladığım hayallerimin peşinden gitmeme seviniyordur herhalde. O somurtkan, gergin, konuşmayı sevmeyen doktorlara bakıp bakıp aldığım kararlar ilk günkü tazeliğini korurken içimde bu kararlı duruşumu hiç bozmamayı umut ediyorum.

Ben geleceğin bir ferdi, Anadolu’nun kurak topraklarında yetişmiş bir bireyi olarak, şu an Dünya’da yaşanan tüm olumsuzluklara, tüm haksızlıklarına rağmen coğrafyamdaki güneşin bir gün kıtalar aşıp tüm evreni kapsayacağını hayal ediyorum. Çünkü ben, çoğu insanın bir gün içinde gizlediği saflığı bulacağına inanıyorum. “Elbet bir gün rıhtımını kaybetmiş gemiler bir bir ulaşacaklar limanlarına… İşte o gün Dünya yaşanılacak bir gezegen haline gelecek, sevinç vaveylalarıyla dolduracak cihanı” diyorum. Ve işte o zaman benim de, benim gibi insanların da hayallerinin gerçekleşeceğine inanıyorum.