Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: püseli2001
Eser Sıra Numarası:  160219eser08




İYİMSERİM ÇÜNKÜ
Koskoca evren ve sonsuz boşluğunda tanımsız noktalar...
Kendi varlığımı bu noktalardan ne kadar farklı görebilirim ki? Ama bir nokta oylumunca dahi varlığımın bu evreni anlamlı kıldığına inanıyorum. Hayat ( ömür ) dediğimiz belirli zaman aralığında geleceğin belirsizliği. Ama bir o kadar da var oluşumun yani geride kalan zamanın bana verdiği güven ve benim varlığımın evrene kattığı değer.
Benim varlığımla anlamını bulan dünyanın iyimser olması için birçok neden var. Benim gibi.
Serçe kadar yüreğimin sevgiyle atışı; ve kanatlarımın engin gökyüzünü kucaklaması gibi yaşamın akışı içerisinde pervasızca esen fırtınanın uğursuz uğultuları arasında ümit yüklü bulutlarımın savrulması, hınç almak istercesine göğün gürlemesi ve hayallerimin peşi sıra düşen yıldırımlar ve bana çelme atmak istercesine ayağıma dolanan bir kamçı gibi şimşekler. Ve ben böyle bir durumda bir serçenin yüzlerce defa her şeye ve herkese rağmen herkesin çer çöp diye umursamadığı bir çam püründen bir saçak arasına yuva yapması gibi. Bir neden buluyorum kendime; var olmak, var oluşumla hayatı anlamlandırmak ve dünyayı varlığımla anlamlandırmak için.
Bir çöl yalnızlığında bulurum çoğu zaman kendimi budur ya hayat çoğu zaman. Bir çiğ tanesinin toprakla kavuştuğu andaki gülümsemesi... Çiğse çiğse yağmur damlaları taşıyan rüzgar ve çoğalırken mezar taşları umut kırık boy aynasındaki yansımam ve topladığım çakıl taşlarım...
İyimserim çünkü tutunacak başka dalım yok. Kırık kanatlarımın taşıdığı bedenin altında ezilen ruhumun içinde yatan pamuk ipliğine bağlanmış umutlarım her an kopmaya hazır.
Yaralarımı her gün sardığım, yaşlarımı sakındığım gözlerim... Yorgunum ben... Diyorum ya belki de her şeyden diye belki de her şeyden vazgeçmeli insan. Hayat istediği için değil kendi isteğimiz için çekilmeliyiz sahneden. Siyaha bürünmüş beyaz bulutların altında sakladığımız kirli gerçeklerin kurbanlarıyız biz. İstemeden sürüklendiğimiz bu uçurumdan aşağıya cesaretle bakan insanlarız biz. Yalnızlık çağının en yalnız çocukları... Ne kimsenin beni anlamasını ne de benim artık başkalarını anlamak için çaba harcayacağımı beklemiyorum. Kalemin kağıt üstünde bıraktığı mürekkep izinin bir parmakla dağılışı gibi biz de dağılıyoruz, kopuyoruz, kırılıyoruz. Ama her daim ayakta kalmayı başarıyoruz. Çünkü, biz umutlarımıza tutunuyoruz. Çünkü biliyoruz ki, gecenin gün ışığına yer vermeye başladığı yerde en güzel hayaller renk cümbüşüne bürünür.
İyimserim çünkü ben bir kelebeğim. Narin kanatlarını, umutlara boyamış bir kelebek. Kısa ömrünü en uzun ömürden daha uzun geçirmek isteyen, bunun hayalini kuran bir kelebek. Sonbaharın bitiminde, ilkbaharın başlangıcında çiçeklerini açmaya hazırlanan ağaç... Rengini benden alan gökkuşağının kırıldığı zerreciğim ben!
İyimserim çünkü kozayı açtıran, güneşe gülümseyen ben. Annemin masallarında var olan hayal ağacının altında kendini gören gözlerim ve mutluluğum sinsin içime.
İyimserim çünkü benliğime işlemiş gülücükler. Annemin hayır dualarıyla geceden yıldız yıldız sağdığı güzel dileklerin umut gergefine nakış nakış işlediği geleceğim ben.
İyimserim çünkü ellerimi sımsıkı tutan bir ailem var. Ve gökyüzü... Kendimi özgür hissettiğim tek yer. Kollarımla doyasıya kucakladığım ebediyetim. Yıldızları saydığım oyunlarım ve tırmandığım basamaklarım. Kendimi kaptırdığım gökyüzü. Bir dilek tutup üflediğim mumlarım... Ve ben bir kar tanesi. Sessizliğin dibine vurmuş güzeller güzeli, gökyüzünden düşen cennet parçası, yağmur damlasıyım ben. Gözyaşlarımdır yağmurlar, çığlıklarımdır fırtınalar ve gülümseyişimdir güneş.
İyimserim çünkü başımı sokacak bir evim, sabahleyin cıvıltılarıyla uyandığım kardeşlerim var. Benim kocaman bir yüreğim, çiçeklerle bezeli ruhum var.
İyimserim çünkü üzülmek için çok erken.
İyimserim çünkü mutlu olmayı hak ediyorum. Yeşilin en güzel tonuna bürünmüş gözlerim, denizin o koyu mavisine sarılmış dudaklarım ve mavi umutların biricik sevgilisi pembe tenim...
İyimserim çünkü insan nasıl bakarsa öyle görür. Dünya en çirkin varlığını karakteriyle görürse güzeldir. İnsan karşısında kendini görür.
İyimserim çünkü kendimi seviyorum. Çünkü ben biriciğim, tekim. Ve biliyorum ki benden bir tane daha var olmayacak. Elmaslardan daha değerliyim; çünkü aynı elmastan binlerce, on binlerce varken benden bir tane daha olmayacak. Farklılığının farkında olan birisi olarak dünyanın en eşsiz insanıyım. Tıpkı her insan gibi.
İyimserim çünkü biliyorum mutluluğa giden bir yol yok çünkü insan için mutluluktan başka bir yol yok. Ve her insan bu yolun umut yolcusu. Dönüşü olmayan bu yolun ufkunda kendi resmini çizdiği bir iyimserlik tablosu olmalı her insan. Güneş'in her doğuşu ve batışı selamlarken varlığımı ben gecenin sarıp sarmaladığı iyimserliğe bürünürüm.
İyimserim çünkü dünya beni anladığı ve benim dünyaya anlam kattığım sürece güzel. 



önceki eser / sonraki eser