Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: pilyiyenkız0208
Eser Sıra Numarası: 160222eser06




 KALABALIKTI UMUDUM
Genç yaşımda, tek bir ülke değil de tüm Dünya genelinde kadınların eğitim haklarının elinden alınmasını ele alırsam; kadınların bir cinsel obje/meta olarak görülmelerini de düşünürsem kadına şiddeti de buna dahil edersem eşitsizliğin baş gösterdiği bir sistem içerisindeyiz. Bu olayları da yok saymak ele alınabilecek bir durum değil. Gün geçmiyor ki haberlerde bir kadın katliamı, sosyal adaletsizlik, eşitsizlik, iş yerlerinde kadınlara uygulanan mobbing, tecavüz haberi, şiddet ve bunlar gibi akla gelmeyen bir dolu vakayı görmeyelim. Sanmıyorum ki bu olaylar sadece bizim ülkemizde olsun. Maalesef Dünya’nın pek çok ülkesinde-bazen bu gelişmişlik düzeyiyle de doğru orantılı olarak değişebilmekte-yaşanıyor ve yaşatılıyor. Peki soruyorum sizlere: Neden bunlar oluyor, niye kimse bunun önüne geçmiyor, neden bunlara izin veriliyor; göz yumuluyor? Meşhur üç maymun burada mı uygulanıyor?
Kadınlarımız ya da çocuklarımızın okuyup bir meslek sahibi olmaları yerine genç yaşta evlendirilmeleri, küçük yaşta ya da reşit zamanlarında şiddete uğramaları benim umutlu olmama fazlasıyla olumsuz yönde etkiliyor. Kadın cinayetleri günden güne artıyor ve bundan ders çıkarmak yerine bunu önemsemeyen, tedbir almayan, suçluları cezalandırmayan, toplumu bilinçlendirmeyen, duyarsız bir insanlık…
Umut kimlerde olur? Nasıl bir duygudur? Ne zaman ortaya çıkar/kaybolur? Umut bize ne kazandırır? Umutlu bir insanlık, insanlığını kaybetmiş umutlu kitlelerin olduğu toplumlar nerede acaba? Neler yaşıyorlar? Mutlular mı? Acaba o diyarlarda çocuklar neşeli mi, yazarlar-şairler-gazeteciler özgür mü, babalar evine ekmek dışında başka şeyler de götürebiliyor mu, askerler evlerine sağ terhis olabiliyor mu, barış içindeler mi, huzurlular mı, kitap okuyorlar mı, sanat yapabiliyorlar mı?... Daha sorar da sorarım size…
Şiddete eğilim insanlığı yok eder, şiddetten ziyade daha kötüsü: Töreler… Kan davaları… Namus cinayetleri… Bu örneklerin ya da daha fazlasının sonucu da ölüm! Şiddetin çözdüğü ne olabilmiş ki tarihte? Oysa insanlar hümanist olsa, başkalarının haklarına saygı duysa, refah içinde yaşasa; kısaca dertleri az olsa da umut edip hayal kurup üretip yaratsalar acaba hayatımızda neler değişirdi?
Bazen tren rayların arasında veya betonların çatlaklarından inadına çıkmaya uğraşan bitkileri, otları, çiçekleri görürüm. O zaman düşünürüm; tabiata inat nasıl bir başkaldırıştır bu? Asidir onların ruhu! Aynı karları delerek çıkış mücadelesi veren kardelenler gibi… Savaş verirler onlar, umutludurlar hayallerine inanarak hiç pes etmezler. Şimdi düşünüyorum da köylerde; dağ köylerinde yolu suyu olmayan o köylerde kardelenlerimiz birkaç idealist insan sayesinde okutulmaz mı? Okutulamaz mı? Bu kızların, bu koca yüreklerin umudu yok mu gelecekten? Hiç mi hayalleri yok? Hayalleri dedeleri yaşında bir ağanın çocuk gelini olmak mı? Yoksa gencecik bir fidanken katledilmek mi? Medyada biraz bahsedilip birilerinin sosyal medya hesabında yer alarak öldürülmelerinin/katledilmelerinin hikayesine başrol olmak mı onların kaderi?
Tüm bu karamsar tablonun içinde dahi ben yine umutluyum. Eğer bugün bunları kaleme alabiliyorsam demek ki şanslıyım. Demek ki halen yaşıyorum, özgürüm, alınıp satılmadım, tacize uğramadım, eğitim hakkımdan yararlanabiliyorum hatta belki de mutluyum. Benim gibi kaç kişi vardır? Elbette vardır, bizim geleceğimiz tüm olumsuzluklara rağmen çevrenin etkisi ne olursa olsun unutmayalım ki önce bizim elimizdedir. Okurken bana umut ve huzur aşılayan bir şairden şu dörtlüğü anımsatmak istiyorum:
“Okulda, anladıkça başaracaksın.
Yaşamda, başardıkça anlayacaksın.
Gelecek mutlu-mutsuz, inanmasan da;
Gözlerin yaşardıkça anlayacaksın.”    
 Özdemir Asaf, Öğüt

Gelecek mutlu! Belki bu tümceyi çok fazla söylersek ve inanırsak buna gelecek bizi mutlu edecek.
Dünya kalabalık bir fanustu. Bizler birer oyuncusu. Kalabalıktı, belki yalnızdı o curcunada. Ama yine de umudumuz kalabalıktı.


önceki eser / sonraki eser