Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: naznazkonya2000
Eser Sıra Numarası:160221eser46




  KÖR SAĞIR VE DİLSİZ
   İyimserlik; herhangi bir şeye veya olaylara olumlu bakmak, iyi olacağını düşünmektir. Kötümserlik ise bunun tam tersi olup, herhangi bir şeyin veya olayın olumsuz olacağını düşünüp kötü bakmaktır.
   Hayata pozitif ve iyimser olarak bakabilmek çok önemlidir. Çünkü içimizde biriktirdiğimiz her olayı kötümser olarak depolarsak sonunda bize sıkıntı vererek ortaya çıkabilir. Tabi iyimserlik her insan başarabildiği bir şey değildir.
Bende ‘ Geleceğe dair iyimserim. Çünkü…’ diyerek cümleye başlamak isterdim. Ancak yaşadığımız döneme hiçbir şekilde iyimser olarak bakamıyorum. Bazı insanlar çok yiyerek şişmanlığından dert ederken binlerce insanın açlıktan ve susuzluktan öldüğünü görüyorum. Her gün açılan binlerce restoranda zenginler böbürlenerek girerken, fakirlerin üzüntüyle kapısından baktığı dünyada yaşıyorum. Bazılarının milyonlarca lira ile yapılan su havuzlarına girdiğini görürken, bazılarınınsa bir damla suya muhtaç olduğunu görüyorum. Eşitliğin olmadığı dünyada bazılarının her gün kıyafet değiştirip, aldıklarını beğenmezken, bazılarının çöpten bulduğu kıyafetlerle mutlu olduğunu görüyorum. Buz gibi kış günlerinde bir kesimin sıcacık evinde otururken, bir kesimin ise sokakların buz gibi betonlarında uyuduğunu görüyorum. Kimi genç ve çocuklar annesinden ve babasından şikâyet ederken; kimi çocuk ve gencin anne ve babasızlıktan geceleri gözyaşı akıttığını görüyorum. Bazı çocuk ve gençlerin yaz tatilinde geziden geziye gittiğini görürken bazı genç ve çocukların çalışmak zorunda olduklarını görüyorum. Tüm gün boyunca çalışıp alın terini akıtan bir çöpçü ile masa başında oturup hiçbir şey yapmayan insanlar arasında maaş farkını görebiliyorum ki bu söylediklerim sadece insanlar arasındaki eşitsizliği göz önüne seren bazı gerçeklerdir.
İnsanlar arasındaki eşitsizliğin dışında insanların, hayvanlara yaptığı acımasızlıkları görebiliyorum. Bazılarının canlı balıkları acımasızca yediğini, böceklere işkence ettiğini görebiliyorum. İnsanların kendi zevkleri uğruna hayvanlara bin türlü işkence çektirdiklerini biliyorum. İnsanların o hayvanlara soğuk kış günlerinde bir tas aş ve su koymaktan aciz olduklarını görebiliyorum. İnsanların bilim adına yaptıklarını söyleyerek maymun ve fareleri kobay olarak kullanıp onların nasıl canlarını yaktıklarını biliyorum.
İnsanların hayvanlara verdiği zarar yetmezmiş gibi bir de kendilerine verdikleri zararı görebiliyorum. Binlerce erkeğin eşine ve çocuklarına şiddet uyguladıklarını biliyorum. Binlerce erkeğin arsızca kadın ve kız çocuklarına taciz ve tecavüz ettiklerini duyabiliyorum. İnsanların boş sebeplerle birbirini yaraladığını hatta öldürdüğünü haberlerde izliyorum. Büyük devletlerin kendi menfaatleri için küçük devletleri nasıl sömürdüğünü görebiliyorum. Sırf sömürge için insanları bombalayarak, onları ne kadar kolay öldürebildiklerini görüyorum
Tekrar tekrar özür diliyorum. Çünkü ben böyle bir dünyada geleceğe dair iyimser düşünceler taşıyamıyorum. İnsanların “kör, sağır ve dilsiz” olarak baktıkları bu dünyaya ben o şekilde bakamıyorum. Eğer ki bir gün kör görür, sağır işitir ve dilsiz konuşursa belki bu dünyada bile bir şeyler değişebileceğine inanıyorum. Örneğin insanlar sadece kendini düşünmek yerine ihtiyacı olanları da düşürse kör görür, fırından bir ekmek almak yerine iki ekmek alıp birini askıda bırakırsa sağır işitir, içki kumar ve gereksiz zevklere para vermek yerine parayı yardıma muhtaç olanlara harcarsak dilsiz konuşur.
Sonuç olarak; insanları önce “kör, sağır ve dilsiz” durumlarından çıkarıp, sonra onlara paylaşmayı öğretirsek, onlara doğruyu ve yanlışı gösterirsek belki bu dünyaya iyimser bakabiliriz ki bu dizeleri okuyorsanız paylaşmaya başlayarak ilk adımları atabilirsiniz.



önceki eser / sonraki eser