Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: mutluadam1234
Eser Sıra Numarası: 160222eser32



                                   VARLIK VE FARKINDALIK

 İyimserim çünkü varlığımın sonuçlarını  unutabiliyorum.
İyimser olmak. Bizi yutmak için hazırlanmış binlerce karanlık tuzağa kapılmadan pozitif kalabilmek. Günümüzün getirdiği tüm olumsuzlukları ve stresi rafa kaldırıp  çevreye gülümseyebilmek. Bu kadar basit mi gerçekten? 

 Teknoloji çağı. Yeni dünya. Bir tarafta modern ülkeler, diğer tarafta ise modern olamadıkları için sabahları silah sesleriyle uyanmak zorunda kalan ülkenin insanları. Bir tarafta gece boyu yarı çıplak dans edebilen ve kendini o haliyle bile güvende hissedebilen genç kızlar, diğer tarafta katlarca örtünün altında tecavüze uğrama korkusuyla yaşayan kadın olarak doğanlar. Akşam yemeğini beğenmediği için tabağını iten çocuklarla o akşamı bırakın gün boyunca hiçbir şey yememiş olan iskeletleri kıyaslamıyorum bile...

 İyimserim evet. Çünkü yaşadığım toplumdaki insanların benim hakkımda hiçbir şey bilemeyecek olmasının getirdiği güvenle nefes alıyorum. Kendimi anlatsamda anlayamayacaklarını bilmenin getirisi bu. Gizlenmenin avantajı. Görünmez olabilmenin gerçekliği. Kim olursam olayım yılın sonunda karnemin notlarıyla beni başarılı sayacak olan eğitim sisteminin düşüncelerime hiçbir önem vermediğini biliyorum. Ayrıca ben olmasam bile yerimin doldurabildiğini her fırsatta bana hissettirdikleri için teşekkür edebilirim. 

-Senin yerine okula gidebilecek binlerce çocuk var, ne kadar şanslı olduğunun farkında mısın? 

Her fırsatta önemsizliğimi ortaya koyuyorlar. 
Rakamlar kadar mı değerliyim? Biraz daha ders çalışıyorum ve diğerlerinden daha iyi bir hafızam olduğu için mi daha çok imkana sahibim? 
Evet iyimser olabilirim. Çünkü bu dünya insanlığıma gram önem vermiyor. Kimse beni bir yere kabul ederken insan olmak şartımı öne koymuyor. Yapabildiğimi yapabilen bir maymun gelse ve ben başaramasam benden istediklerini onu seçerler. Çünkü ilgilenmiyorlar karakterimle, düşüncelerimle, fikirlerimle. Onlara makineler lazım. İstedikleri iş yapılsın, boşluk tamamlansın yeter. Verdiğimiz rolü oyna, geri kalan tüm zaman senin dedikleri bir zaman bu büyüklerimizin.

 Yine de iyimserim ben. Çünkü yaptıklarımın sonuçlarını unutabiliyorum. Akan gözyaşlarını görmezden gelebiliyorum.  Aynı zamanda tek bir şey biliyorum, ne yapılırsa yapılsın sorumluluk benim üzerimde. Hareketlerimin unuttuğum sonuçları ile yüzleşebilirim. 
 Var olmak başlı başına bir sorumluluktur. Çevremizdeki her şeyi algılama biçimimiz, ne kadar iyimser olabileceğimiz gerçeği ile orantılıdır ve eğer iyimser olmak istiyorsak varlığımızın farkında yaşamak zorundayız. Kendi sonuçlarımızı, olaylarımızı veya vizyonumuzu yaratmak istiyorsak iyimserlik denen kavrama sıkı sıkı sarılabilmeliyiz. Birey olarak aklında geçim sıkıntısı, öldürülme korkusu, baskı altında hareket etme içgüdüsü ve kısıtlanmışlık duygusu bize hiçbir zaman iyimserlik getirmez. 
  
  İyimser olmak istiyorsak eğer, bunun çabayla ya da çalışmayla olamayacağını anlamalıyız. İyimser olmak demek aynı var olan ve yaşanan her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu kabul etmek, yaşamın sunduklarını gülümseyerek almak ve yaşamı yaşamak kavramının dışına çıkıp yaşamın kendisi olabilmektir. 

  Olaylar her zaman vardır. İsteseniz de istemeseniz de. Bu algı yaratılmış bir süreçtir. İnsan ise algıyı kafasında gerçekleştiren kavramın kendisidir. Yani herhangi bir olay için iyi ya da kötü diyemeyeceğimiz gerçeğini anlamazsak iyimserliği unutmak zorundayız. Çünkü doğal bir süreç olarak dışarıdaki nesne ve olaylara verdiğimiz anlamlar olumlu değildir. Düşünce olumsuza meyillidir. İyimserlik, nesnelerin ve olayların hiçbir zaman bir anlam taşımadığını ve o anlamı bizim algımızın kattığını anladığımız zaman ortaya çıkan, mutluluklar yaratan olgudur. 
  
 Gelecek kavramı olgularla vardır ve umut iyimserliğin bize sunduğu en büyük hediyedir. Bize daha fazlasının olduğu hissini yaşatan şey budur. Hayata ve yaşama yaratıcı bir biçimde bakabilmek için iyimserliğimizin farkına varmalı ve yaratma sürecinin içine sonsuz bir iyiliğe atılabilmek önemlidir. İnsanlık içindeki iyimserliği benimsenemediği sürece savaşlar, sorunlar, kavgalar, hırsızlıklar , tecavüzler ve daha nice kötü şey kendini göstermeye devam edecektir. 

       İçimizdeki kötülüğü iyimserliğin mükemmelliğinde eritip, barışa odaklanmış bir yaşamı yaratabilmek dileğiyle...