Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: masal2000
Eser Sıra Numarası: 160220eser24




                                                OLDUĞU GİBİ DEĞİL OLABİLECEĞİ GİBİ GÖREBİLMEK


      Masallara inanarak büyüyen tüm çocuklara ve çocuk kalanlara…

Bir insan ne zaman ölür?
Kalbi durduğunda mı? Yoksa son nefesini verdiğinde mi? Bilemediniz. Bir insan umudunu kaybettiğinde ölür. Umut yoksa ne yaşamanın ne de nefes alıp vermenin anlamı vardır. İyimserim çünkü umut ediyorum, umut ediyorum çünkü gelecek güzel günlerin varlığına ancak bu şekilde inanabilirim.
Ben, iyilerin her zaman kazandığı, kötülerinse cezalandırıldığı, haksızlığın olmadığı, adaletin eninde sonunda sağlandığı peri masallarını dinleyerek büyüdüm. Dünya sihirli bir yerdi benim için, ne olursa olsun her şeyin mutlu bir sonla biteceğine inanıyordum. Hayatın masallarda anlatılanlar gibi olmadığını öğrendiğimde ise masallara hiç kızmadım çünkü yedi başlı dev de, kötü kalpli cadı da, hep kıskandığım güzeller güzele prensesler de de bana çok önemli bir şey öğretti:  Dünyayı olduğu gibi değil olabileceği gibi görmeyi…
Bugün dünyanın düşlediğim gibi bir yer olmadığını biliyorum. Her saniye dünyanın dört bir yanında insanlar ölüyor, açlıkla boğuşuyor, binlerce masum insan çatışmaların ortasında kalıyor, Bir tarafta bir çocuk beş çift ayakkabısı varken bir yenisini daha isterken, diğer çocuk bir çift ayakkabısı olsun diye her gece dua ediyor. Bir adam iştahla pirzolasını dişlerken öbür yanda açlıktan, susuzluktan insanlar ölüyor. Kim bilir kaç çocuk bir gece daha bomboş bir karınla bir an evvel rüyalar denizine atlayıp açlığını unutmak istiyor.
Kalbi kabuk bağlamış, bakan ama görmeyen gözlerle dolu bu acımasız dünyada sevilecek ne var ki?

Hâlâ gülen gözler var, kahkaha atmayı seven insanlar var, rengârenk çiçekler var, semalarda uçan kuşlar var, içimizi ısıtan güneş var, bir et parçasından ibaret olmayan kalbimiz var ve en önemlisi büyük hayallerimiz ve umudumuz var.
Bebeklik çağından itibaren kör ve sağır olmasına rağmen hiçbir zaman yaşama küsmeyen ve milyonlarca insana cesaret, ümit ve iyimserlik kaynağı olan Helen Keller bir sözünde şöyle der: Yıldızların gizemini keşfeden, bilinmeyen diyarlara yelken açan ya da insan ruhuna yeni ufuklar açan bir karamsar yoktur.
İyimserim çünkü dünyanın hayallerimdeki bir yer olabileceğine inanıyorum, bir gün anaların, çocukların, sevgililerin gözyaşlarının dineceğine, savaşın sadece tarih kitaplarına hapsolacağına, açlığın, yoksulluğun azalacağına, paylaşmanın öneminin anlaşılacağına, bin değil bir olacağımız günlere inanıyorum. Gönüllerinde, hayallerinde gelecek güzel günlere inanan insanlar oldukça da inancımı kaybetmeyeceğim. Bunların gerçekleşmesi için peri annenin değneğini sallayıp sihirli sözleri söylemesi yetseydi keşke ama asıl sihir bizim içimizde. Sihir; inanmakta, ümit etmekte, iyimser olabilmektedir.    

Ve sihir, tüm siyahların içinde beyazın da olduğunu bilmektir, masalların öğrettiği gibi dünyayı olduğu gibi değil, olacağı gibi görebilmektir.                                                                                                                                                          
Ve son olarak   Nefes alıyorsak hâlâ umut var demektir.