Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: kumsal0001
Eser Sıra Numarası: 160216eser04 


YÜRÜYORUM
Eğitim kişinin rahat bir geleceğe sahip olmasını ve ülkenin refah düzeyinin artmasını sağlayacak önemli bir ektendir. Bizim dönemimizde de yaşadığımız basit ama kendi gözümüzde büyüttüğümüz sorunlar, başaramayacağımız korkusu, ülkemizde eğitimdeki aksaklıklar ve verilen değer umutsuzluğa düşmemize sebep olabilir. İşte bu noktada kendimize güvenmemiz gerekir. Eğitime sarılmamız ve ileriye umutla bakmamız için bir sürü sebep var. 
İşte bu sebepleri ararken perdelerimizi aralayıp hayat penceresinden dışarı bakarsak farklı manzaralar görürüz. Ben kimi zaman o pencereden fakir, tüm zorluklara rağmen okumuş bir çocuk görüyor, umutlanıyorum. Kimi zaman on beş yaşındayken evlenmiş bir çocuk takılır gözlerime. Daha oyun çağında kucağında çocuk… Vakitsiz büyümüş; üzülüyorum. Kimi zaman ise bir avukat el sallar bana o pencereden adalet yerini buldu diye. İşte o zaman bakışlarımı daha da uzağa dikerim. Hevesle daha da ilerisini görmeye çalışır gözlerim. Yemyeşil bir köy takılır gözlerime. Bir öğretmen… Etrafında ışıl ışıl çocuklar… Tam seviniyorken daha da uzaklardan rüzgarın getirdiği bir duman vuruyor içeriye. Gürültülü bir ses işitiyorum sonra: Çocuk çığlıkları. Bir savaş… İçim yanıyor. Ardından bir kadın sesi… Dayak yiyor yine. Daha fazla dayanamam, içeride durup buradan öylece bakarak kayıtsız kalamam. Dışarı çıkmalıyım. İyimser olmam için bir sürü sebep olmalı. Başarmalıyım. Yürüyorum. Az önce bir hasta ölümden döndü, kurtarılmayı bekleyen insanlar, Anadolunun en ücra köyünde okutulmayı bekleyen çocuklar var. İyimser olmalıyım. Biraz daha yürüyorum, adımlarım hızlanıyor. Az ilerde bir çocuk elinde mendil para kazanmaya çalışıyor. Yüzünde koca bir adam bakışı… Bu kadar erken büyümemeliydi. Eve ekmek götürmezse dayak yiyecek. Onun yeri burası değil. Yine de iyimser olmalıyım, böyle bitmemeli. Kalbim sıkışıyor, koşmaya başlıyorum. Zengin bir kız çocuğu, ağzında kötü kötü laflar, okuyup da ne olacak diyor. Elindekilerinin değerini bilmiyor.
Yolumu şaşırdım. Aç bir kadın para dileniyor, kucağında çocuk… Az önceki kız gülerek geçiyor önünden. Birileri yardım etmeli. İyimser bakmamı sağlayacak bir şeyler olmalı. Önümden çantası yırtık, ayakkabısı eski bir çocuk gülerek geçiyor. Okuluna gidiyor sevinçle. Aklıma az önceki kız geliyor, gülüyorum. Sabırla yürümeye devam ediyorum. Bulmalıyım, bir şeyler olmalı. İyi giyinimli, zengin, eğitimli olduğu her halinden belli bir adam geçiyor. Okumalıyım diyorum kendime. Onun gibi olmalıyım. Ama başka şeyler de bulmalıyım; sadece kendim için düşünmemeliyim eğitimi. Bu defa biraz daha umutlanıyorum. Derken, bir gazeteci düşündükleri için hakarete uğruyor. Neredeyse dayak yiyecek. Böyle olmamalı okuyan insanlar düşündükleri için yargılanmamalı diyorum. Tam vazgeçecekken ailemi görüyorum; ‘’Yaparsın’’ diyorlar. Okumalıyım, ileriye umutla bakmalıyım. Tamam, bu defa olacak. Yandan bir ses duyuyorum. Durup dinliyorum. Türk bir doktor Nobel ödülü almış. Gururlanıyorum. Bende bir şeyler yapmalıyım. Elimdeki fırsatları değerlendirmeliyim. Başka bir yerden gelen küfür sesi işitiyorum. İnsanlar yine birbirini anlamadan, dinlemeden birbirine girmiş. Yapmayın diyorum. Bir adam bu defa zavallı bir köpeğin sırtına vurdu. İnledi köpek. Olamaz diyorum. Nerde sizin insanlığınız? İyimser olmam gerektiğini tekrarlatıyorum kendime. Şehit haberlerini duyuyorum birden. Vatan toprağı için can veren bedenleri görüyorum. Anaların çığlıkları… İçim gidiyor. Bir yolu olmalı, birileri bir şeyler yapmalı. Kanuni, Fatih Sultan Mehmet geçiyor önümden atlarıyla. Gurur ve hoşgörülerine saygı duyuyorum. Var diyorum. Bizim ecdadımızda var, elbet birileri bir şeyler yapacak. Avrupa’yı duyuyorum. Bu defa o takılıyor kulağıma. Her şeyde ilerdeler; askeride, bilimde, sanatta… İşçi kazaları yok, ölüm yok. Neden diyorum, neden? Sonra ilerliyorum. Birden duruyorum. Bu defa buldum. Başımı göğe kaldırıyorum. Atatürk’ü görüyorum. Sen varsın, siz varsınız diyor. Varlığını Türk varlığına armağan etmiş bir Ata, tüm dünyanın saygı duyduğu. Cumhuriyet siz gençlere emanet diyor. Ardından ‘’Eğer siz kendinizi kurtaracak bir lider arıyorsanız hiçbir şey öğrenememişsinizdir.’’diye ekliyor. Ve şu son sözleri söylüyor beni cesaretlendiren: ‘’ Sahip olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.’’ Atam’ a minnetle bakıyorum.
     O an anlıyorum. Okumak için bir sürü sebebim var. Atam’ dan bizlere kalan miras niteliğinde sözleri, emaneti Cumhuriyet var. İşte o zaman bir kuş kanat çırptı; biri daha, sonra yüzlercesi… Elinde kalem, kitap bir sürü genç, gökte özgürce bayraklarımız dalgalanıyor. Koşuyorum, daha hızlı. ‘’ Yapabilirim’’ okumak için, iyimser olmam için bir sürü sebep var. Üstümde cübbem, tam da olmak istediğim yerde, elimde kalemim, ben varım, biz varız. Başarabiliriz. Güvenin için sağol Ata’m.


önceki eser / sonraki eser