Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: kırmızı2209
Eser Sıra Numarası: 160220eser18




   YAŞIYORUM BEN
       İyimserim çünkü geleceğe umutla bakıyorum. İyimserim çünkü bundan beş yıl önce hayal ettiğim yerdeyim ve biliyorum ki beş yıl sonra yine hayal ettiğim yerlerde olacağım.
On altı yaşındayım. Önüme tüm sunulan seçeneklerde, her kararsız kaldığımda, her belirsizlikte kendimi dinledim. Ben içimdeki o sesi dinledim ve her yaptığım işin, sözün arkasında durdum. Çünkü ben hep kararlarıma saygı duydum ve destek çıktım. Pişman olmadım, olamadım. İnsan nasıl benliğinden utanır ki?
Beni böyle yetiştirdi ailem ki onlara bu konuda çok müteşekkirim. Mamafih kendimi bulmam gerektiğini öğrendiğimde; kitaplar, şiirler okudum. Yeri geldi belki özendim o ünlü şairlere. Ürkekçe de olsa elime kalemimi aldım ve yazdım. Yazdıkça çoğaldı düşüncelerim, düşündükçe ufkun ötesini, o bilinmeyen, keşfedilmemiş yerlere gitti ruhum. Ben düşüncelerimi yazılı kanıt olarak bıraktım. Bıraktım ki yıllar sonra bileyim istedim geçmişimi. Olanlara takılmadım. Tüm olaylar gerçekleşirken hissedilenlere, o anki düşünceleri merak ettim.
Şiirler yazdım çocukluğumu aşamamış genç ruhumla. Yeri geldi Mecnun oldum, Leyla oldum, kırlarda dinlenen çoban oldum, baharı gözleyen şair oldum, vatanını kurtaran asker oldum, sonbahar oldum. Başka gözlerle baktıkça bu dünyaya aşık oldum.
Biliyordum hayat bir sınavdı lakin insanlar zannettiler ki bu bir yarış. Oysaki herkesin sınavı başkaydı ve herkes kendi sınavında birinci olacaktı. Onlar zannettiler ki ne kadar çok para, makam kazanırlarsa sınavı geçeceklerdi. Bense biliyordum hakikati. Hakikat kitaplarda altı çizili yerleri ezberlemek değildi, onlarla konuşmaktı. Hakikat yazı ya da kışı beklemek değildi, anı yakalayabilmekti. Bir şey üretebilmek, sorunlar bulup bunları çözebilmekti.
Düşünebilmek en büyük nimetti insanoğluna. Bütün hisler var içimizde. Biz bir sabah vakti karlar erimeye başlamadan önce beyaz çamların altında çekingen bir edalı bakışa aşık olacak kadar zeki ve duygusalız da. Bir köşeye sinip görmezden gelemedim hiç. Hep karmaşanın ortasına atladım. Tazecik ruhumla sevdim başka canları karşılıksız. Umutsuzluğa düşmedim. Merdivenleri nefes nefese çıktım neşeyle. Soluk soluğa kamayı sevdim. Zamandan hızlı olmayı istiyorum çünkü.
Ne vakit bilinmezlik gördüm oraya gittim. Karanlığı aydınlatmaya gittim. Çünkü ben bilirim arının iğnesi varsa balı da vardır, gülün dikeni varsa o muazzam kokusu da vardır. Çünkü ben bilirim şimdi aydınlık olan yerlerin bir zamanlar karanlık olduğunu.
Gün geldi, varoluşumu sorguladım. Biçare olmaya gelmediğimi, çare olmaya geldiğimi düşündüm. Deva olmak için geliştim. Ailemden uzak yerlere okumaya, bilinmeyene gitmeye karar verdim deva olabilmek için. Işık getirmek için değil, ışığı üretebilmeyi öğrenmeye gittim.
Ben dik durmayı değil, dik tutmayı istiyorum. Çünkü biliyorum ayakları olan herkes dik durur. Yardım etmek istiyorum. Ben gülüşlerimin güzel yahut aşık olunası olmasını istemiyorum. Bulaşıcı olsun istiyorum. Hayat kurtarmak, insanların yüzlerindeki minik bir tebessüm olmak istiyorum. Gözlerden süzülen gözyaşı değil, umutla ışıldamasına yol açan o sebep olmak istiyorum.
    Yaşıyorum ben. Ailem için, kendim için, ülkem için, gelecekteki sevdiklerim için, umut olacağım her şey için…