Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: vırcık2016
Eser Sıra Numarası: 160222eser76



 TÜKENMEZİ TÜKETMEYİN


      Ne olursa olsun bitmez, nasıl bitsin, nasıl tükensin umut.  Güneş ışığı nasıl her zaman beni ısıtıyorsa, nasıl sarmalıyorsa dört bir yanımı, umut da böyle sarmalı her yanımı. Tükenmemeli hiçbir konuda. Kimse yoksa yanımda umut olmalı.

     Geleceğimden hatta hepimizin geleceğinden öyle umutluyum ki bir bilseniz. Sizce neden bu kadar umutluyum? Ömrünü telgraf tellerinden gidip gelen haberlerle ulusunu düze çıkarmak için harcamış bir liderin mirasçısı olduğumdan en başında. Şimdiki çocuklardan, arkadaşlarımdan  toplumun geleceği adına umutluyum. Benim yolumdaki engeller bana şu an o kadar zor görünüyor ki bazen sonunu getiremeyeceğimi, bir engelde takılıp kalacağımı sanıyorum. Peki ya o küçük Suriyeli kız ne yapsın? Onun engelleri boyundan büyük. Nasıl kaldırsın bu yükü, nasıl aklından çıksın anasının ölümünü? Bazen çok saçmaladığımı düşünüyorum, her şey bitti diyorum, umudumu kestim diyorum; sonra aklıma geliyor ve içimdeki umut ağacı boy atıyor.  Zirveye ulaşınca o zaman tadını alacam zirvenin, çünkü ben dibi gördüm, çünkü ben düştüm ve umut kaldırdı beni ayağa. Savaşmalıyım…

Nasıl atalarım umudunu kaybetmeden savaştıysa bizim için, ben de şimdi umutluyum gelecekten çünkü gelecek için savaşma sırası bende. Ben de umudumu kaybetmemeliyim tıpkı atalarım gibi. Benim dünyamda yağmur  yağar , şimşek çakar, sel olur. Hatta  fırtına çıkar alır götürür evimin çatısını… Uçar ağacımın dalları ,gövdesi savrulur o sonsuz kara gökyüzünde, bir o çok kuvvetli kökü kalır bana.

    Ama ben vazgeçmem savaşırım beklerim sabrederim. Ve sonra kaçar bulutlar, yavaş yavaş dinerken yağmur, belirir benim o sonsuz mavi gökyüzümde gökkuşağı bütün göz alıcılığıyla. Ağacım, umut ağacımın kökleri yerindedir yeniden yeşerir yüce umut ağacım o sonsuz gökyüzüme.  Ağacım, ağacımın etrafında cıvıldayan kuşlarım, gökkuşağım ve o sonsuz mavi gökyüzüm sayesinde o sonsuz güzelliği hissederim.   Bir izi kalmamıştır yaşanan kabusun. Ben bir defa daha anlarım o güzelliğin değerini.“Şimdi” derim kendi kendime “Şimdi anlıyorum o güzelliğin tadını. Ah akılsız kafam! Nasıl da utanıyorum kendimden nasıl da  önemsemedim o göz alıcı güneş ışığını, nasıl da” derim. Hayır, hayır artık fark ettim o siyah baş döndürücü karanlığa kapılmayacağım. Balığın beni yutmasına izin vermeyeceğim  o balığı ben yutacağım.  Çünkü yarınların bir sorumlusu da benim. Şimdi umudumu yitirirsem ne hayal kalır ortada ne hayat. Benim umut ağacım benim dünyamın sembolü oldu bence sizin de olmalı.

Umut sizin için su olmalı nasıl koşunca çabalayınca yoruluyorsak ve suya ihtiyaç duyuyorsak her zorlandığımızda umuda da ihtiyaç duymalıyız. Atalarımız hayat haritasının yarısını elimize bırakıp nasıl bize umut olduysa bu haritanın diğer yarısı çizip gelecek nesillere bırakmalıyız. Şimdiki nesil atamızın yolunun devamını kendi içindeki umut ağacıyla sürdürecek çünkü biz geleceğin umuduyuz.

     Kendi ağacınızı kurutmayın. Siz kurutmazsanız sizin umut ağacınız kurumaz. Umut ölüyü diriltir, yarayı iyileştirir, açı doyurur ,zoru kolay kılar. Umut başladığın yolu yürütür sana ama sen fark etmesin. O “beyaz bir kadındır uzaktaki” , adını Belma Sebil koyarsın, cuma değilse salı buluşacaksın. Ve bilirsin, torbanda ekmek, mataranda su değildir ama seni ayakta tutar.



önceki eser / sonraki eser