Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: hüsnü3333
Eser Sıra Numarası: 160219eser20



  ÇOK ŞÜKÜR!
İyimser kelimesinin sözlük anlamıyla başlayalım öncelikle: Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren, kötümser karşıtı, nikbin, optimist.
    Gelecekten bir şeyler beklerim doğrusunu söylemek gerekirse. Gereksiz şeylere umut bağlarım bazen, o an yaşama isteğimi arttıracak şeylere tutunurum. Her zaman gerçek olmasını beklemem, uzun bir süre hayalini kurduğum ayakkabının alınması her zaman en iyi şey değildir beni mutlu etmek için.” Hayalini sevmişim bir kere, hayalini istemişim; her gün tutunacak, düşünecek bir şeyim olmuş; gerçeğinden kime ne” düşüncesinde olurum çoğu zaman.
Yaşamak istiyorum, hayal kurmaya devam etmek. Hedeflerime adamak istiyorum kendimi, hedeflerime ulaştığıma dair hayaller kurmak. Bundan daha fazla azim, umut verecek ne olabilir ki hayatta? Daha çok, daha azimle, daha fazla umutla çalışırım yapmak istediklerime. Yazar mı olmak istiyorum, paylaşırım internette yazdıklarımı, yazılarımın keşfedilmesini sağlarım. Müzisyen mi olmak istiyorum, çalarım gitarımı aileme, arkadaşlarıma, hatta belki internet sitelerine. Elimden geleni yapmaya çalışırım. Durmam anlayacağınız.
Bir başka gün; umutsuzumdur, bıkmış, usanmış, elinden geleni yapsa da hiçbir zaman istediğine ulaşamayacak biri gibi… Sonra kendimi toplarım, müzik dinlerim, yazılar yazarım, kendi kendimle konuşurum bazen. Geçmedi mi? Atlatamadım mı o hisleri? Olabilir, ama ben hangi günü yarın etmedim ki? Otururum ve düşünürüm; belki bir söz, bir şarkı sözü, bir ders notuyla ilgili. Etrafa dalarım ve insanları izlerim, şu kişi olsaydım ne yapıyor olurdum mesela?       
     Ben kendimi tanımayı öğreniyorum. Hislerimi anlamlandırmaya çalışıyorum. Bazen bir kavga, bazen bir sarılmayla avutuyorum kendimi, karşımdakinin kim olduğunu bildiğimi sanıyorum, kendimi tanıdığımı. Oysa her insanın başkasından önce kendisini tanıması ve sevmeyi öğrenmesi gerekir. Gereksiz laflar ettiğinde bunun geri dönüşünün olmadığını, bir kalp kırılmasının bir sürü kine ve öfkeye sebep olduğunu bilmesi gerekir, buna göre hareket etmesi… Çoğu insan iyimser olmanın Polyannacılık olduğunu düşünür ama bugün her şeye hayır dediğim gibi iyimser olmak Polyannacılık değildir, hayır. W. Arthur Ward’ın da dediği gibi:  “Gerçek iyimser problemlerin farkındadır ama çözümleri de bilir, zorlukları görür ama üstesinden gelineceğine de inanır, olumsuzlukları yakalar ama olumlulukları da vurgular, en kötüye açıktır ama en iyiyi de bekler, şikâyet etmek için nedeni vardır ama gülümsemeyi seçer.”
Geleceğe umutla bakmamın sebebi budur işte. Gelecekten bir şeyler beklemenin sırrı şikâyet etmek için bir sürü neden olmasına rağmen, bunların hepsinin yerine gülümsemeyi seçmektir. Fakat bana göre bu iyimserlik olarak değerlendirilmemeli sadece, bu iyimserlikten çok daha öte, çok daha güçlü bir duygudur. Her şeyin temelinde yatan şeydir bu, umut…
O ki çiftçinin kırk yıl daha ekip biçmesini sağlar. Pandora’ya ihanet etmez, kutusunda kalır. İyimserlik, kendisini taşıyana belki masalsı bir dünya vadetmiyor ancak “ çok şükür” den “iyi ki” ye kadar birçok sözümüzün ilhamı oluyor. Bu ilham çeşme başlarında, kaldırımlarda, otobüs duraklarında, anne kucaklarında, ara sokaklarda, uykularda bir iyilik tozu gibi dolaşıyor.
     Çok şükür!


önceki eser / sonraki eser