Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: helen4303
Eser Sıra Numarası: 160219eser24




         EZELDEN İKİ DOST
Son yüzyıllarda meydana gelen gelişmeler yaşlı dünyada belki de hiç olmadığı kadar değişim gösterdi. Matbaanın bulunuşu ile başlayan haberleşmenin ve bilgi yayılımının hızlanması teknolojik gelişmelerin hızlanmasını etkileyen en önemli sebeplerden biri oldu. Telefon ile hayat daha da kolaylaştı. İnternetin bulunuşuyla haberleşmede hız, büyük bir yol daha kaydetti. Son yıllarda internet ve telefonu aynı cihazda kullanma imkanı sağlayan cep telefonları artık tamamen hayatımızın bir parçası.
Teknolojinin gelişmesi ile sanallaşan iletişim samimiyeti azalttı, bizi birbirimizden uzaklaştırdı. Birisiyle görüşmek istiyorsak artık mesaj göndermemiz yeterli.  Her an ona ulaşabiliriz fakat zaten onunla sürekli görüşüyorum diyerek yüz yüze sohbetleri unuttuk. Mesaj yazarken harikalar yaratan bizler iki kelimeyi bir araya getirip de konuşmayı unuttuk. Aynı evin içinde yaşayan aileler bile her akşam yapılan uzun sohbetleri çoktan bıraktı.
Hermes, gizemli kutuyu, asla açmamalarını tembihleyerek, ormanda mutlu,huzurlu yaşayan Pandora ve  Epimethus’a emanet etti sonra ise düştü yollara.Birine ne yapmaması söylenirse ona yönelir ya hani Pandora da merakına yenik düşerek kaldırdı kutunun kapağını.  O zamana kadar yeryüzünün tanışmadığı tüm kötü duygular bir bir gün yüzüne çıktı. Kin, nefret, haset,yalan…başta onların  ormanları olmak üzere kötülük her yeri ve her kişiyi  büyük bir hortum misali içine çekiyordu.
Şu anda ise tüm kötü duygular var güçleriyle insanlığı daha ne kadar kötü duruma düşürebiliriz derdinde. Bir yanda patlayan bombalar diğer yanda ölenlerin ardından gözyaşı döken analar, evlatlar. Bir tarafta daha iyi hayat umuduyla yola çıkan binlerce insan diğer yanda kıyıya vuran bedenler.Epimethus son anda kapağı tam kapatacakken içeriden cılız bir ses duyuldu “Kapatmayın, çünkü onlarla bir tek ben mücadele edebilirim.” İçeriden çıkan bu  cesur yürek UMUT’ dan başkası değildi.Aklımıza gelen ilk düşünce “Umut tüm bu güçlü duygularla nasıl baş edecek?”oluyor. Ama umut öyle bir güçtür ki bitti, her şeyin sonu geldi dediğiniz anda bile içinizde yeniden bahar çiçekleri açtıran ve sizi yapmanız gereken işlerin başına büyük bir azimle tekrar geçmenizi sağlayandır. En küçük anında siz ona ufacık bir kibrit yaksanız umut bunu kocaman bir alev topuna dönüştürecektir.
-Ne kadar umuda güvensem de korkuyorum çoğu zaman. En çok da gelecekle ilgili belirsizlikten korkuyorum. Korkularım ise bir süre sonra hüzne dönüşüyor işte o noktadan sonra korkularım da bana öyle bir tutunuyor ki bu sefer ben bırakmak istesem de onlar beni bırakmıyorlar.
-Üzülme der Mevlana ve ekler:"Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun; tek kanatla uçulmaz zaten.” İnsanların aklına gelen diğer bir soru da şu. Tamam ben ümitliyim, kendimi geliştirmeye çalışıyorum ama koca dünyayı gelecekte nasıl iyi yerlere taşıyacağım? Unutulmamalı ki bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir askeri, bir asker bir orduyu, bir orduda bir toplumu kurtarabilir. O halde içinizdeki umuda sımsıkı sarılın ve elinizden geleni yapın gerisini yüce yaratıcıya bırakın çünkü Allah’ın izniyle başarılamayacak ya da gerçekleşmeyecek hiçbir şey yoktur.
İnsan ömrü ortalama yetmiş beş yıl, ben ise daha on altımda hayatın masallardan ayrıldığı noktayı yeni yeni aşmaktayım. Yolculuğuma başladığım ana rahmi çok da uzak değil. Ama her geçen gün yaşanmışlıklar bana farklı bakış açıları kazandırıyor. Ati tüm bulanıklığıyla karşımda ama ben gelecekten çok daha iyi şeyler bekliyorum.
Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen hala çok geç kalmış sayılmayız. Her gecenin bir sabahı, her darlığın bir ferahlığı vardır. Ümit ve inanç ise bizi bu yolun sonuna götürecek ezelden iki dosttur.
Ve yaşıyorsak hala bir umut vardır martıların çığlığında.


önceki eser / sonraki eser