Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: haspo3153
Eser Sıra Numarası: 160222eser25



AYKIRI İNSANLAR

Yıl 2016… bizim millet olarak tarihin en insancıl yönetim şekli olan cumhuriyete geçişimizin üzerinden tam doksan üç yıl geçti. Yıllardır demokrasiyle yönetiliyoruz, neredeyse dünyadaki diğer tüm devletler gibi… Demokrasinin dünya genelinde kabul görmüş olması, onun en doğru seçenek olduğunu bize gösterir. Hem de fazlasıyla gösterir… İnsanoğlu beş bin yılı aşkın bir süredir yeryüzünde hiyerarşik bir düzen içerisinde kendine en uygun yönetim şekli olarak cumhuriyeti, demokrasiyi üretiyor. İnsanoğlunun yüksek zekası, bu kadar büyük bir zaman diliminde en mükemmel sistemi yaratabilecek kapasitededir. E o halde böylesine mükemmel bir sistemin çarkları altında işleyen dünya hayatı da mükemmel olmalıdır değil mi? Her aile lüks bir hayat yaşayabilmeli, her iş yerinin kazancı tatmin edici derecede olmalı, her genç hayallerini kovalayabilmeli, her devlet vatandaşına aynı hakları verebilmelidir. Peki ya realite?
 
Maalesef günümüzde her devlet vatandaşlarına aynı imkânları sağlayamıyor. Hümanistliğin zirvede olduğu iddia edildiği günümüzde bu cidden önemli bir sorun. Fakat bunları zaten hepimiz biliyoruz öyle değil mi? Çok fazla konuşmasak da, çok fazla umurumuzda olmasa da hepimiz biliyoruz bunları. O halde birazcık bilinmeyenlerden bahsedelim…
Bosnalı bir çocuk olduğunuzu düşünün. Gözyaşlarınızla dedenizin mezar taşını ıslatıyorsunuz… Önce abinizi katlettiler. Sizin o halinizi gördüğünden insanlığa küstü ezanlar, sustular. Üç asker, babanızı kurşunlamadan önce annenize ettikleri tecavüzü zorla izlettiler…
Mekânı değiştirelim…
 
Gazzede’siniz… Şimdi kendinize iyi bakın, çünkü bu sahneyi televizyondan veya gazeteden göremezsiniz. Bu halkı yaşayarak anlamak mı istiyorsunuz? O halde, zorbaların sizi kanser annenizle beraber bir ablukaya hapsetmesine boyun eğmek durumundasınız. Hayatınızdaki en değerli insana, cebinizde para varken dahi ilaç almanıza izin vermeyeceklerdir. Hazır olun buna…
Bu biraz ağır oldu sanırım, mekânı değiştirelim…

 Urumçilisiniz... “Burada olanlar duyduklarınızdan çok farklı!” gibi bir cümle kurmayacağım çünkü olan biten hakkında hiçbir fikriniz olmadığına adım gibi eminim. Urumçi’de bir Türk olduğunuzu hayal edin. Bir Türk’sünüz ve bir kızınız var. Gülümsediği zaman öyle bir içinizi ısıtıyor ki, tüm korkularınızı yerle bir ediyor…
Evladını kaybetmenin ne demek olduğunu bir tek yaşayanlar bilir; fakat sırf Türk olduğu için günlerce ışık görmeyen yerde işkenceler görüp, bütün sevdiklerinin katledilmesini izlemenin ne demek olduğunu Doğu Türkistanlı bir mazlum bilebilir sadece.



Şimdi düşün insan! Herkesin canı acır, herkes esir düşer, herkes ölür… Vicdanlara hitap eden bir sistem oluşturduklarını iddia eden yöneticilerin hırsları yüzünden saydığım ve sayamadığım birçok acı yaşandı. Bu insanlar dahi umudunu kaybetmeden güzel günlerin özlemiyle yaşayabiliyorken, bir de bizim insanımıza bakın diyorum ben… Gündelik sorunların içinde kaybolmuş, dünyanın yükünün omuzlarında olduğunu sanan ve bundan ötürü karamsarlık içinde yüzen bir ton insan… Fakat hala iyimserliğimi kaybetmedim; çünkü aramızda bizim için en önemli şey olarak görülen ders notlarını bile bazı idealleri uğurunda ikinci plana itmiş insanlar var. Sisteme rağmen, sistemin düzelmesi için hayatının en verimli dönemlerini feda etmiş, çalışmaya ayırmış insanlar var bu ülkede… “Aykırı insanlar” denir bunlara. Bazen “deli” dendiği de olur. Diğer insanlardan farklı bir hayat amacı vardır bu insanların. Kendi mutlulukları, sokaktaki diğer insanların mutluluğuna bağlıdır. İşte bu insanlar sayesinde hala iyimserim. İyi ki var böyle insanlar…


önceki eser / sonraki eser