Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: gökkuşağı7778
Eser Sıra Numarası: 160222eser49




EYVAH! BU GÜN YİNE İYİMSERİM
 İyimser olmak ya da olmamak? Tüm olay bu değil mi? İyimserliği bir açalım. İyimserlik genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren bir tutum veya kişilik özelliğidir. Bir başka deyişle; Optimizm. Oysa iyimserlik toz pembe gösteren bir gözlükle bakmak değil midir?
   Var olan olaylar bizi üzebilir ya da sevindirebilir. Bu olaylara iyimser bakmak çok mühimdir. Bu örnek(!) davranışı sergilemek umut kazandırır. Umudun olmazsa hayattan bir beklentin olmaz ancak bu demek değildir ki her olaya iyimser bakmalıyız. Gerçekleşmiş kötü ve huzursuz edici bir olaya iyimser bakabilirsin. Pek yol kat edemesen de kendini kandırabilirsin. Bu tip bir olaya iyimser bakarak anlık olarak kendini mutlu ve rahatlamış hissetmen garanti! Ancak bu pasif ve uçucu olan etki üzerinden kalktığı anda ne yapacağını şaşırırsın. Gece başını yastığa rahat koyasın diye uydurduğun bahaneler zaman kardeşle el ele tutuşmuş, sana dalıyorlardır. Kendini avutarak geçirdiğin ve düşünmeye tahammül etmediğin her dakikanın hıncını alırlar. Mesela sınava girmişsin. O kadar iyimser bir insansın ki bakan seni Pollyanna’yla karıştırır. Kesin 100 alırım diye çok da çalışmadın. Sonuçlar geldiğinde yıkıldın. Bu senin hatandı. İyimser olma demiyorum. Gelecek sınavlara bakmadan önce bir 5-10 dakika avut kendini, elini yüzünü yıka, ağla da kendine gel ama geriye kalan zamanda hatanı düzeltmek için çalışma zamanı geldiğinde arabesk aç da iyimserlik kadehinden içip kafayı bul demiyorum. Hani ninelerimiz “ Olmuşla ölmüşe çare yoktur .” derler. Yok öyle bir şey. Ölmüşe çare bulamadıysan olmuşa çare bulacaksın.
Bir de şu açıdan bakalım. Hiç iyimser düşünmüyorsun. Olaylara kötü bir açıdan bakıyorsun. Senin yaşama sevincin nerede? Kaçtı! Ben olsam ben de kaçardım. Neden mi? Televizyona her çıkan siyasiye ”Batırdı bu milleti.” diyorsan, bir kaza haberinde yer alan zavallı küçük kızın ölümüne kesin gözle bakıyorsan ya da daha da önemlisi(!) 0-0 giden bir Galatasaray-Fenerbahçe maçını izlerken ”Bizim takım yine yenilecek.”  deyip evi dağıtıyorsan iyimserlik sende ne arasın? Hayata karşı iyimser değilsin. Mutlu olamaman garanti! Hani 100 bekleyen arkadaş vardı ya “Ben bu sınavdan en fazla 40 alırım.” deyip  de sınava girse sonucu yine değiştiremez ki. Arkadaş çalışmış hatta ineklemiş ama kendini 40 alacağım diye öyle bir şartlamış ki bildiğini bile yapamamış, 40 almış oturmuş. Bunlar hep havadan(!) oluyor zaten. Senin davranışlarınla hiç ilgisi yok.
Ne diyelim iyimser olalım, iyimser konuşalım. İyimser olup hayatı toz  pembe görelim. Hiçbir şeyi takmayalım. Ne de olsa bize her zaman iyimser olmamız öğretildi. Hayat çok kısa(!). İyimserlik mühimdir. Mesela öyle her ölenin arkasından ağlanmaz. Mamafih göbek de atılmaz. İyimserlik tabi ki de hayatımızda olacak ama kararına göre. Ona siz karar vereceksiniz.
    İyimserlik kadınbudu köfte gibidir. Az yersen doyurmaz, çok yersen şişirir. O yüzden tadında bırakacaksın. İyimserlik sizin kontrol edemediğiniz(!) bir güçtür. Yokluğuyla sizi karanlık tarafa çekebildiği gibi varlığıyla sizin mutluluk hortumuna kapılmanızı sağlayabilir. Evet. Şimdi söyleyin bakalım. Ben iyimser miyim yoksa kötümser miyim?


önceki eser / sonraki eser