Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: geceninprensesi4400
Eser Sıra Numarası: 160221eser20




ASLINA BAKARSAN
        Cümleler, bütün meselelerin anahtarı olmaya yetmez. Hissetmek gerek! Söylediklerime değil, söyleyemediklerime kulak verene kadar umut etmek düşer...
         Karmaşığım bugünlerde. Öyle ağır, öyle eskisinden de kırılgan. Hangi cümlenin altına saklansam kaybolmaktan korkan! Susmak istiyorum, sadece dinlemek; geçmişi, bugünü  belki  de geleceği... Böylesine "öyle" yaşıyor gibiyim. Öylelere sığınmış, amalara tutunmuş. Gece karanlık, sonu hiç gelmeyecek, güneş doğmayacak, karanlık hiç kaybolmayacak gibi. Oysa geceyle  gündüzün yarışı bu. Zamana inat yeni bir nefes arayan umudun son çırpınışları... Elimde değil; daha kötüsü olamaz dediğim anlar bir film şeridi gibi kayıp gidiyor gözümün önünden. O an içimdeki sese kulak veriyorum. Seyre dalıyorum dünyayı. Acının buluştuğu bedenlerdeki umudu hissedebiliyorum. Sessizliğin sesini duyabiliyorum. Susmak ne kolay umut vaat  etmek varken...
Sözün sularında yüzerken sözün bittiği yere akıttığım gözyaşlarıyla ulaşabileceğimi nerden bilebilirdim. İliklerime kadar acıyı hissedip yeniden başlayabileceğimi... Her şeyin iyi yanını görmek mümkün müdür? Acıyı hissetmeden...  Yaşamda ışığından mahrum kalınca karanlığa daha bir gömülür dünya.
Boyumdan büyük umut cümleleri kurarken hiçbirine itaat etmeyeceğim zamanların geleceğini nerden bilebilirdim. Ömür kaç hecede derin, kaç kelime de sırsa; alınan her  nefes bu sırra atılan bir düğümdür. Nefes ise kalbin evrene varlığını hissettirmesi. Kalp sestir, nefestir,duadır. Umuda baş koymaktır. En şiddetli titremelerin en hakiki soğuklardan değil sadece kalbi ısıtan sevgiden gelebileceğini anladığım zaman başladım umuda sığınmaya...  İyi olmanın, iyiliği hissetmenin en kolay yoludur,umut etmek.... Kimse geçemez gerçeğini bir adım bile... Sadece gerçeğiyle yaşamasını öğrenir. Beklemeyi, sabretmeyi! İnançlarına sığınmayı öğrenir. Bir gül yaprağıdır inanç, yağmur kokusudur. Belki de sonbahar esintisi...  İnsanın kendisini bulmasıdır inanç.
Ellerdir, zamanın gizli tanığı... Küçüktür, yol alır, dokunur,keşfeder ve büyür. Varlığını  hissettirir insana. Sevginin bambaşka boyutunu anlatır. Böylesine 'öyle' yaşarken anlam kazandırır zamana. İhtimaller yüzünden kaybolmaya yüz tutmuş olsa da; umudun hala var olduğunu hatırlatır insana.  Sevdiğini kaybeden biri toprağa her dokunduğunda akıttığı gözyaşlarıyla sığınır umuda. Annesinin kollarına sığınacağı anı bekleyen bebek bilir en iyi umut etmeyi. Şifa bekleyen hasta ellerini semaya kaldırıp dua ederken tutunur umuda. Kuş cıvıltılarından örme gökyüzü; kan içip, acı kusarken yaşam mücadelesi veren çocuk bilir umut etmeyi...
Biliyorum kolay olmayacak ama  hissedilenlerin aynası  güneş ile gökyüzünden değmeye başladığında iyi kalpler bir gün birleşecek ve dünyaya iyilik tohumları ekilecek. Ve o gün geldiğinde; yine  o içim ağırlaşırken zihnimde esenler kalbimde büyüyecek. Yine o ağırlığına karşı her zaman dimdik durduğumuzda  ekilen iyilik tohumları mavi bir yağmur gibi gökyüzünden süzülecek...     


önceki eser / sonraki eser