Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: eylül2000
Eser Sıra Numarası: 160222eser18




HAYAT FANTAZMAGORYASI
          Bizim orada küçük, bahçeli bir ev vardır. Tantavizade Halit Bey Camisi’ni geçince görürsünüz paslı pencere demirlerini. Olur, da biraz sakinlerse sokak, o pencere demirlerinin arasından çok eski bir Zeki Müren şarkısının çaldığını duyarsınız: “ Geçti ömrüm, yine hala ben o bin dert ileyim.”
          Her saniye uzuvlarını usulca kemirirken, yıllar iyimserliğini aldığı bu evin yaşlı insanlarına sadece yorgun bedenlerini bırakmış, bir de merdümgirizliği… Şimdiyse bu insanların naftalin kokulu evinde, belki de biraz hicaz eşliğinde, kader künyelerindeki kâtip işçiliğini silmek tek hayalleri oluvermiş. Fantazmagorya bir nevi.
Yıllar önce önlerinde bir dere misali uzanan ömürleri akıp giderken, onları da istemediği yerlere sürüklemiş gibi bir halleri var aslında. Ne zaman sokakta karşılaşsak gençliğimin hesabını soracaklarmış gibi hissediyorum. Bazen de üzülüyorum onlar adına. Bir günün en güzel saatinin uyandığın saat olduğunu düşünmüşümdür her zaman. Çünkü istediğini yapabileceğin uzun ve belirsiz bir zamanın vardır. Hayat da böyledir; henüz başlangıcından itibaren bir belirsizliği barındırır. Belirsizlik insana hayal kurabilme ve ümit etme gücünü verir.  Ve eğer bu gücü kullanmazsanız zamanla paslı bir pencerenin arkasında hayata yeniden başlamanın hayalini kuran yaşlı ve pişman bir insana dönüşebilirsiniz.
 İşte benim hayata ümitle bakabilmemi sağlayan şey; bana hayal kurabilme ve ümit etme yeteneğini veren belirsizliktir. Yaşayamamanın acısı yaşamaktan gelmez mi zaten? İstediğini yaşayamamıştır kişi, istemediğini yaşadığı için.
“Hep yanlış anlaşılmıştır,
  Hayalleri yasaklanmış.”
   Güneş kendini denize devirdiğinde, başını yastığa koyup hayal kuran bir insanın umudu vardır. Umudu olmayan insan hayal kuramaz çünkü umudun alegorisidir hayal etmek. Kişi umut edecek gücü yarınını bilememekten alır.
        Eğer o evi geçip ilerlerseniz caminin arkasında bir okul görürsünüz.  Bir tarafta geleceğinin belirsizliğini küçük adımlarla silerek koşuşturan küçük çocuklar vardır. Bir taraftaysa paslı bir pencere arkasında belirsizliğin sildiği yaşamlar vardır. Ta ki nabız durana kadar: Andante, adagio, largo…


önceki eser / sonraki eser