Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: esrar1937
Eser Sıra Numarası: 160218eser01



    BAK İŞTE GÜNEŞ DOĞUYOR
“İyimser bir gül olsun dudaklarında…
…İyimser bir gül açsın yanaklarımda…” Yusuf Hayaloğlu


Açsın ki umudun bittiği yerde olanlar varsa o iyimser güle tutunabilsin. İyimserim çünkü
İyimserlik hayata umutla bakmaktır. Umudumsa, ekmeğim gibi… Vazgeçilmez…
Umut en iyi şeydir belki ve iyi şeyler asla ölmez. İyimsersen bugünün şartları yıldırmaz seni, hep yarınları beklersin. Zaman zaman kaygıların vuruşuyla tuz buz olsa da büyüttüğüm güvencelerim, ben inanırım ki yarılan göğsüme umut fidanları dikilecektir. Ki umut bin bir ayaklı.
Biz yeter ki isteyelim ve güneşe dönelim yüzümüzü, umut güneşte saklı.
 Bazen gülerim, yeri gelir ağlarım, utanırım, başarısız da olurum. Hayatın tüm köşelerini tutamam ki! Ama başarısız olduysam hayallerimi de satmıyorum ya! Hayattan beklentilerim var, hayallerim bekliyor beni. Beni yarına daha güçlü çıkaracak yaşamaya değer hayallerim var. “Asıl hayat, gerçek hayat” diye yaşadıklarımızın ne kadarı hayallerimiz, bakmak gerekiyor. Çok mutsuz olduğumuz anlar da olabilir. Olacağız da zaten. Hep mutlu olsaydım hayalini kuracağım neyim kalırdı ki? Hem en büyük mutluluklar en büyük acılarda gizli değil midir? En üzgün olduğumuz anda açılmıyor mu tüm kapılar? Allah bir kapıyı kapatırsa “Bak bu daha hayırlı” deyip öteki kapıyı açıyor sana. O, bizi bizden çok düşünüyor. Sen, seni unutup başını yastığa koyduğunda bile seni her defasında sabaha çıkarıyor. Seni kimse sevmeyecek olsa, O seni senin kendini sevmenden önce seviyor. Ve “Her kazancı, mutluluğu iki üzüntü arasına sakladım” buyuruyor. “Mutluluğu iki sıkıntı arasında arayın” diyor.
  Şükrü barındırır iyimserlik. Elimizde olmayanları saymakla tüketmemek gerekir nefesi, olanları saymalıyız. Hepsini saysak bile nefesimizi saymaya nefesimiz yetmeyecektir. İyimserim çünkü şükredicek çok şeye sahibim. Annem, babam, ablalarım, kardeşim… En büyük şükrümdür ailem. Araya hasret girebilir, birbirimizde gurbeti kokladığımız yıllar olabilir ama diyor ya Ayşe Kulin: “Ne güzeldir anne babamızın hâlâ çaldığımız kapının arkasında ya da hattın öbür ucunda olması.” Her şey bir şükür vesilesi. Üzülmen bile bir kalbin olduğunu gösteriyor. Ki kalp Allah’ın dokunduğu yerdir. İnsan bir mucizeyken, insan kalbi bir mucizeyken kalbin şükrü de sevmek olsa gerek. Önyargılarımız bizi kötümser kılar. Önyargısız olursak, her insanın Yaradan’dan bir iz taşıdığını görebiliriz. Bunu görmeye çalıştığımda, insanlara bu gözle baktığımda her insan mükemmelleşiyor. İnsanın İnsana yük değil nimet olduğunu anlıyorum.
  Çoğu insanın aksine benim en sevdiğim mevsim sonbahardır. Sararmış sonbahar yapraklarının avucumdaki çıtırtısı, o ses huzur verir bana. Yağmur mesela, bir dert olarak görmeyi bırakmalıyız. Yağmur bereketin kendisidir. O da toprağın şükrüdür. Yağmuru görünce şemsiyeni açarsan,yağmur sonrası toprak kokusunu ciğerlerine çekmezsen, ıslanmaktan korkarsan yağmuru yaşayamazsın ki…Senin gözyaşlarını andırmıyor mu yağmur?İçini ılıtmıyor mu?Yağmur yağarken edilen dua o kadar huzur verici ki. Benim yağmur yağarken Necip Fazıl’ın o muhteşem “Bu Yağmur” şiiri dolanır dilime. Kollarımı açıp döne döne o şiiri okuyasım gelir.
  Bizim iyimser olmamak için sebebimiz yok ki, der ya Nazım Hikmet:
“…kardeşim,
Sonu tatlıya bağlanan kitaplar yollayın bana.
Onların dedikleri çıkacak eninde de sonunda da…”

       Küçükken masallar bunu öğretiyordu aslında bize, mutlu sonları, iyimserliği… Hep öyle olmuyor muydu? Sol ayağım mesela. İlkokuldan beri hep ayrı bir yeri vardır bende. Christy Brown doğuştan beyin felçli fakat hayatı yendi. Sol ayağınla da olsa ilk “A” harfini atmak zorundasın o kâğıda. Koca bir kitap yaptı hayatını. İlk iki bölümündeki harfler “ANNE”yi tamamladı. Çünkü annesi öğretmişti hayatı. Sanırım her insan annesinden öğrenmeye başlıyor. İyimser olmayı annemden öğrendim diyebilirim. İlk düştüğümde o kaldırdı beni. Düşmezsem kalkmayı öğrenemeyeceğimi gösterdi. Kalkmak için düşmek de gerekiyordu daha güçlü olmak için.
  Evet, hayat tozpembe değil ama kapkaranlık da değil. Gün batmadan sabah olmaz ki. Hep sabah olsa kıymeti kalmaz ki. Hem gecenin hatrı kalmaz mı? Hiçbir şey sonuna kadar iyi değil ise sonuna kadar kötü de değil. Bu dünya cennet değil evet, olsaydı cennetin ne anlamı kalırdı? Hayatta her şey iç içe. Güzellikleri çekip yaşamak gerekiyor.
Tüm mesele bakan değil de gören göz olmak. 



önceki eser / sonraki eser