Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: ekinoks0023
Eser Sıra Numarası: 160222eser16



NEDEN Mİ İYİMSERİM?

Eğer bu devasa galakside diğerlerine kıyasla oldukça küçük olan mavi gezegenimizin minicik bir kara parçasındaysak, bunun bir sebebi var: Bir şeyleri değiştirmek için buradayız.
Zaten yaşama fikrini de heyecanlı hâle getiren bu değil midir? Yaşıyoruz, her saniyemizi dolu dolu yaşıyoruz, tekrar şu ana dönme şansımız yok; her geçen gün yarınımızı, geleceğimizi şekillendiriyoruz. Bizim için önemli olan insanlara   - belki de şanslıysak- gezegenimize kendimizle ilgili hatıralar bırakıyor ve gidiyoruz.
Peki, sizce bu günlerimiz mutsuzluğa kurban edilebilecek kadar değersiz mi? Bana kalırsa iyimser olmanın yaşı, zamanı, maddi durumu yok. Çünkü bunların tamamı bizim yarattığımız şeyler. Diyelim her insanın merkezine kendisini koyduğu bir çemberi var. Çemberlerinin çaplarını kendileri belirliyorlar, içlerini istedikleri şeylerle dolduruyorlar. Çemberlerinin dışında gerçekte neler oluyor tam olarak bilemiyorlar çünkü sadece kendi baktıkları noktadan görebiliyorlar. Dolayısıyla çemberinizin içi kapkarayken dışarıda mavi bir gökyüzü ve içinizi ısıtan bir güneş görmeniz olanaksız oluyor.
İyimserim çünkü çemberimin dışındaki karanlığa rağmen çemberimin içi ışıl ışıl; yaşadığım zorluklar, çemberimde kırıklar oluşturabilir hatta oluşturacak da ama zaten bu kırıklar sağlayacak çemberimdeki ışığın dışarıya taşmasını. İyimserim çünkü kaç yaşında olursam olayım, zaman zaman başımdan kötü şeyler geçse de yaşıyorum, bir görev için buradayım ve burada olduğum sürece yaşamın değerini bilmem gerek.
       Tanımadığınız biriyle göz göze gelirsiniz ve gülümsersiniz, o da size karşılık verdiyse o gününüz iyi geçecektir. İyimserlik de böyle bir şey işte. Çünkü hayata ne verirseniz karşılığında onu alırsınız.
Peki, eğer gülümsediğiniz kişi size gülümsemezse? Gördüğünüz hiç bir yabancıya bir daha gülümsemeyecek misiniz? Belki de karşınızda duran kişinin buna ihtiyacı var, belki de kötü hissediyor ve sizin sıcak bir bakışınız onu iyileştirecek? Bilemezsiniz çünkü geçen sefer gülümsediğiniz kişi size kafasını çevirdi ve artık siz de vazgeçtiniz, umursamıyorsunuz.
Ya da başka bir taraftan bakalım geleceğimizle ilgili bu kadar kaygılarla dolu yıllardan geçerken kötümser olmak, size gelenleri elinizin tersiyle itmek, sanki şu ana kadar bir tek siz böyle bir dönemden geçiyormuşsunuz gibi davranmak size ne kazandıracak? Kaygılandığınız, kendinizi mutsuz ettiğiniz her şey teker teker gerçek olacak sadece. Renes’nin de dediği gibi: “Daha emin bir gelecek için çalışırken, iyimserlikle kendimizi güçlendirmeliyiz.” Çünkü bütün ihtimaller mümkün, bir fırsatta bir felaket görmek de bir felakette bir fırsat görmek de.
İyimserim çünkü ben değilsem kim?
Eğer bu dünyada bir şey değiştirebilecek birileri varsa, onlar da her şeye rağmen umudunu kaybetmeyenlerdir. Eğer hayat size gerçekten de limon verdiyse bardağınızın boş tarafına bakarak bir limonata yapamazsınız hatta yapabileceğinizi düşleyemezsiniz bile. Evet, etrafımızda olanlara gözümüzü kapatamayız, evet herkes gibi biz de zor dönemlerden geçiyor olabiliriz. Gerek sosyal çevremizde gerek medyada gördüklerimiz arasından bize iyimser kalmak için dayanak olabilecek ne kadar iyi şey var ki? Ben söyleyeyim, çok az.
Her yerde savaş var, her yerde çocuklar ağlıyor. Bunları görmezden gelmek değil zaten yapmamız gereken, farkında olmalıyız ki evet çocuklar ağlıyor ama bu dünyada sadece o çocukları ağlatanlar yaşamıyor, bizler de varız. O bugün ağlıyorsa belki de yarın gülecek ve bunun sebebi biz olacağız. Etrafınıza bir bakın; o çocuğun gülmesi için en fazla kaç sebep sayabilirsiniz? Pek fazla sayamazsınız, çünkü mutlu insanı, geleceğe karşı umutla bakan insanı manipüle etmek zordur. Onlar umutla bakan insanlar görmek istemiyorlar, çünkü onların cehenneme çevirmeye çalıştığı yerlerde biz olursak, amaçlarına ulaşamayacaklar, çünkü biz farkında olursak gördüğümüz şeyi eşeleyip içindeki iyiliği çıkarırsak bir şeyleri değiştireceğiz ve bu onların hoşuna gitmeyecek. Bu yüzden biz iyimser baktıkça bize kızacaklar, saf olduğumuzu, hiçbir şeyin farkında olmadığımızı söyleyecekler. Ellerinden geleni yapacaklar bize bu dünyanın kötü bir yer olduğunu kanıtlamak için.
    Evet, genciz; hayatımızda belirsizliklerle dolu bir dönemdeyiz. İki yıl sonra ne olacağı bizi tedirgin ediyor ama unutmamak gereken bir şey varsa o da yaşarken hiçbir şeyden tam olarak emin olamayacağımızdır. Belki hayattaki görevimiz bir hafta sonra bitecek, belki 50 yıl sonra; bilemeyiz. Gitmenin hayallerini kurduğumuz yere belki de gidemedik, dünyanın sonu olmadığını göreceğiz çünkü o olmadıysa her zaman bizim için hazırlanan daha güzel bir şey vardır. Dolayısıyla nasıl bakarsak öyle görürüz ve öyle olur.
Ne olursa olsun Shakespeare’in de dediği gibi  “yaranın iyileşmesini sağlayan kabuğu görmek de bizim seçeneğimizdir, o kabuğun altındaki yarayı görmek de.”
İyimserim çünkü ben o yaranın iyileşmesini sağlayan kabuğu görüyorum
İyimserim çünkü sizin de böyle düşündüğünüzü biliyorum.
İyimserim çünkü hayat iyimser olmamanın bedelini hep birlikte ödemek için çok kısa. 



önceki eser / sonraki eser