Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: dolunay7777
Eser Sıra Numarası: 160221eser45




BİR GENCİN UMUDU ÖYLE KENARA ATILACAK BİR ŞEY DEĞİLDİR
Hayat öyle bir olgudur ki; bazen sadece olacakları beklemek isteriz, bazen de olacakları değiştirmek. Fakat ileride ne vardır? İşte bu bizim için tam bir muammadır. Geleceği beklemek zordur, değiştirmek ise daha da zor. Hele de genç iseniz… Birden her şey üstünüze gelir değil mi? Kimse sizi anlayamaz. Korku peşinizi bırakmaz, hatta bu öyle bir korkudur ki… Çaresizliğin, belirsizliğin korkusu. Zaten en çok da bilinmeyenden korkmaz mıyız? Bizim, benim, aslına bakarsanız tüm gençlerin korktuğu da budur. Peki tüm bu belirsizliklere, yaşımıza rağmen geleceğe hala umutla bakabilmek için nedenimiz var mı? Bu korku mu bizi esir eden, yoksa bu belirsizlik mi geleceği değişebilir kılan?
Son zamanlarda artan belirsizlik korkusu ümitsizliğe dönüşmüş ve gençler yapılan her öneriyi çatlak bir bardağa yara bandı yapıştırmakla eşdeğer görmeye başlamıştır. Lakin çoğu insanın olduğu gibi gençlerin de geleceğe umutla bakmalarını sağlayan etkenler vardır.
Doğduğumuz andan beri içgüdülerimizle hareket ederiz. Bizi doğuranın annemiz olduğunu kokusundan anlar ve ona güvenebileceğimizi biliriz. İşte ilk nefes alışımızdan itibaren değişmeden süregelen anne sevgisi ve güveni; ardından babamızın desteği bize bir umut kaynağı olarak çıkıverir. Okul çağında da alınan bu destekler genç olunduğunda da devam eder. Bazen babasının “Sana güveniyorum.” demesi, bazen annesinin “Seni her halükarda sevmekten vazgeçmeyeceğiz.” diye başlayan konuşması bir genci umutlandırmaya yeterlidir. Bir genç ne kadar belli etmese de ileri tanımında hep ailesi ile olmak vardır. Tıpkı küçüklüğünde her yıldız kaydığındaki dileği gibi, o da ailesini hep yanında ister.
Gelecek yalnızlıkların yeri değildir. Bir genç için ise arkadaşın, güvenebileceği bir dostun varlığı önemlidir. Arkadaşlar ileride yanımızda olmasını istediğimiz bir diğer unsurdur. Onlar geleceğin belirsizliğini biraz azaltmakla birlikte manevi destek sağlamaktan da sıkılmazlar. Bir gencin belirsizlik korkusunu paylaşır ve yoldaşlık ederler. Şöyle düşünelim, bir savaşa tek başınıza giderken mi yoksa arkadaşlarınızla birlikte giderken mi savaş sizi korkutur? Bana göre arkadaşlar verdikleri güvenle üzerinizdeki ağır yükü alır. Sırtınızı dayayabileceğiniz bir duvar, yenilgiyi paylaşabileceğiniz bir ortak olurlar.
Gençlere göre bir diğer ortaklarsa kitaplardır. Bazen elli yıl önce yazılmış bir roman tam olarak bu durumu anlatır. Bazen anlayamadığımız hisleri tercüme eder. En güzeli de budur, bize mesaj verir. Bundan elli yıl önce de hissedilen endişe aynıydı, bundan elli yıl sonra da aynı olacak…
Bir gence umut veren geçmiştir. Atalarının yazdığı destanlar, verdiği öğütlerdir. Her okuyuşunda derisine kazınan marşıdır. Her umutsuzlukta kendine söylediği sözdür: Biz nelerin üstesinden gelmedik ki.”
Bazen anne kokusunda gizlidir bizi ileriye hazırlayan umut, bazen babanın gülümsemesindedir korkuyu yok eden. Bir arkadaştır sana söz veren. Ve sözdür seni ileriye bağlayan. Meraktır gelecek ve meraktır sonsuza dek sürecek. Bir gencin umudu öyle kenara atılacak bir şey değildir çünkü her genç bir merak, bir neşe, bir yoldaş, bir anne, bir baba ve bir roman, bir destandır…


önceki eser / sonraki eser