Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: doktor5050
Eser Sıra Numarası: 160118eser02


                                                          AMACI OLAN BİR YAŞAM
       Belirsizliklerle boğuşmak nedir bilir misiniz?  Yaşınızın getirdiği sorunlarla yüzleşip şükrettiniz mi?  Ya da olumsuz bir takım sorunlarda neşeli kuşkular karşısında çok düzeyli cevaplar verdiniz mi? Seçilecek bir amaç doğrultusunda daima pozitif olmayı öğrendiniz ya da öğrettiniz mi?
Çocuklar ve gençler dünyaya gözlerini açtıkları andan başlayarak bizzat hayat denilen belli belirsiz bir görüntü ile karşı karşıya gelirler. Çünkü hayat onlara yaşamayı öğretecek tüm zorluklar karşısında nasıl adım atılması gerektiğini anlatacak ve onu her şeyin ama her şeyin iyi yanını görmeye zorlayacaktır. Çünkü hayat insanoğlunun doğduğu andan itibaren en fedakâr, bazen de en riyakâr arkadaşıdır.  İnsanlar yaşam gereği ilk önce doğar sonra bir çocukluk dönemi arkasından gençlik dönemi geçirir. İnsanoğluna hayat en riyakâr yüzünü gençlik döneminde hissettirir. Çünkü insan gençlik döneminde hayatın sorunlarına boyun eğmek zorunda kalacaktır. En riskli dönemini yine gençlik döneminde tamamlayacaktır. Eğer insan gençlik dönemini iyi yönlendirirse geleceğe sonsuza dek aydınlatıcı bir ışık yansıtacaktır. Ama kötü yönlendirirse o ışık yansımadan sönecek ve insanı karanlığa mahkûm bırakacaktır.
Peki ya geleceğin sorunlarına o umut ışığınızı hiç yansıttınız mı? Gençler hayat engelini aşarken bir yeni sorunla karşılaşır. Bu sorunlardan bir tanesi geleceğini düşünmektedir. İnsanoğlu belirli bir yaşa geldikten sonra geleceğinin temellerini atmak isteyecek ve bunun içinde elinden geldiği kadar çalışacaktır. Bunu yaparken korkacak hatalarında tecrübe sahibi olacak bazı geceler hayallerine kapılmadan hayaller kuracak kurduğu her hayali gerçekleştirmese bile gerçekleştirmek için çabalayacaktır. Aslında tüm belirsizlikler tam bu anda başlayacaktır. Çünkü insan gençlik dönemindeki belirsizlikleri yine en fedakâr arkadaşı hayata aktaracak hayat yine en riyakâr biçimde onları ümitsizliğe sürükleyecek ve tüm o hayallerin ışığını bir anda söndürüverecektir. Bu sırada insana en yakın omuz yine aile olacaktır. Nasıl ki güneş olmadan evren yıkılmış gözükürse aile olmadan da her genç birey bir süre dayansa bile bir süreden sonra evren gibi yıkılmaya mecbur kalacaktır. İşte tam bu sırada tam bu belirsizlikte aile insanı karanlık kuyulardan çıkarmalıdır.
Bir diğer omuz ise kendileridir. Genç bireyler hayatın onlara sunduğu tüm acı tatlı meyveleri bir kenara koymalı ve düşündüğü her şeyi başarmak için o çiçekli merdivenlerini inşa etmelidir. Merdivenlerden çıkarken ise tüm kazanımların başında büyük yanlışların olduğunu unutmamalıdır yani her kazanmanın yurdunda bir kaybedilmiş zafer yatmaktadır.  İnsanları belirsizliğe zorlayan nedenlerden biri de cesaretsizliktir. Bugün hayatınıza yeni renkler katmazsanız yarın başkalarının oluşturduğu tüm ahenklere,  pişmanlık duygusuyla bakarsınız. Eğer siz amacınıza karşı cesaretli davranmazsanız, yarın hayatınızın getirdiği tüm belirsizlikler karşısında umutsuzluğa kapı aralamış olacaksınız. Belirsizlikler karşısında başınızı o erişilmez hedefinize kaldıracak derin bir düşünceden sonra derin soluklar alacak ve tebessüm edeceksiniz. Şunu unutmayın ki herkes korkabilir ama herkes de cesur olabilir.
Geleceğe umutla bakmak bilmediğimiz denizlere yelken açmak gibidir. Ne kadar yol kat ederseniz o kadar bilmediğiniz şeyler öğrenecek ve umudunuzu bir kez daha şekillendireceksiniz.  Geminin kaptanı olmaktan yorulmayanlar hedeflerine ulaşmak yolunda uçsuz denizlerde kaybolmayı ve hedefleri uğruna ölmeyi göze almışlardır. Ama tehlikeli hedefleri göze aldıkça daha farklı şeyler öğrenmişler ve hedefleri yolunda bir adım daha atmışlardır.
Hayat onlara tüm suların hırçınlığına rağmen sınırsız nimetlerle karşılaştırmış ve hayata umutla bakmaları için evreni onların hizmetine sunmuştur. Aslında başımıza gelen tüm  sorunlar insanların aşabileceği kadardır. Yani üzerlerinize yüklenen yükler veya sorumluluklar sizin aşabileceğiniz kaldırabileceğiniz kadardır. Öyle ki Allah kimseye belini bükecek sorumluluklar yüklememiştir. Bir diğer etmen ise hayata bakış açımızdır. Hayata bakış açımızı değiştirmeliyiz eğer bugün değiştirmezseniz geleceğin size sunduğu birçok fırsatı kaçırmış olacaksınız. Bakış açınıza göre yaşayacak bakış açınıza göre sınırlandıracak bakış açınızın verdiği imkânsızlıklarla kendinizi kandıracaksınız. Öyle ya tüm sorunlarımızın başı hayata bakış açılarımızdır. Hayata ne kadar sıcak bakarsanız o kadar sıcak tepkiler alırsınız. Ne kadar mutluysanız o kadar mutlu, ne kadar karamsarsanız o kadar karamsar olursunuz. Ne kadar bir şeyleri severseniz onu o kadar sevecek yapacak ve yapmaya çalışacaksınız.  Duygularınız sizi ve çevrenizi ya güçlendirecek ya da tüketip çaresiz eştirecektir. Duygularımızın yanında önemli olan bir diğer faktör ise fikirlerimizdir kendi fikirlerimizi öne çıkarmalıyız ki bir gün bizim fikirlerimizi ortaya attıklarında keşke kelimesini kullanmayalım yani fikirlerimizi ve düşüncelerimizin bizim bir ürünümüz olduğunu şimdi gösterelim geleceğe umutla bakmak istiyorsanız şu ufacık zaman dilimlerini bile fırsatlara çevirin.

       Kendinize güvenmeli, doğru kararlar vermeli ve kendinizi ve çevrenizi sevmelisiniz. Şunu asla unutmayınız kenardan izleyen bir seyirci olmak yerine yaşamın tam ortasında rol alan bir oyuncu olmak her zaman iyidir ve bugünün kararları geleceğimizi anlatan birer delillerdir. Bunları kendimize karşı anlatabilirsek amacımız yeteneğimizle orantılı olacak geleceğe karşı olumlu bakacak ve belirsizlikleri sınırlandıracağız. Özgüvenimize dair olan tüm mesafelerimizi kaldıracak ve kendimizi kendimizle barışık olmaya zorlayacağız. İşte o zaman belirsizlik diye bir şey olmadığını anlayacak ve anlatacağız biz bu değerlere sahip oldukça geleceğe umutla bakacağız diğer genç beyinlere örnek olacağız. 



önceki eser / sonraki eser