Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: daylayray6469
Eser Sıra Numarası: 160212eser07


 Umutsuzluk Diye Bir Şey Yoktur; Karanlık Diye Bir Şeyin Olmadığı Gibi...

“İyimserim çünkü“ diye başlamak benim için büyük bir risk teşkil etmekte. Çünkü ben iyimser değilim.
Ama iyimser olmaya bir yerden başlamak gerektiği düşüncesiyle aşağıdaki satırları iyimserliğe bir adım olarak görüyorum. Yani bu yazıyı, İyimser olmanın gerekliliğine en başta kendimi inandırmak amacıyla yazıyorum...
Bu yüzden  “iyimserim çünkü“ diye değil de “iyimser olmalıyım çünkü“  diye başlıyorum.

İyimser olmalıyım çünkü  can, yanmakla bitmiyor...
İyimser olmalıyım çünkü... Yoksa dert üstüne dert, ardı arkası kesilmiyor...
Çünkü... Can çıkmadıkça umutlar sönmüyor...

"Bizimse hüznümüzün miktarı çok..." der C. Zarifoğlu. Doğrudur, ne çok derdimiz, üzüntümüz var bizim.  Sahi hüznümüz mutluluğumuzdan çok mu? Yoksa biz mi hüzünle takas ediyoruz mutluluğumuzu?

Ali Ural’ın deyimiyle sevinçler ne de küçük ölüyor. Bir kere üzülmeye başladı mı insan, sonra üzülmek için bahane arıyor. Sanki her şey üst üste birikiyor da kişiyi ezmek için fırsat kolluyor. Kendi oluşturduğu hüzünlerin arasında boğuluyor insan. Kendi kendini yok ediyor bir nevi... Sebepsiz yere üzülmek, saçma sebeplerle kendine kıymak neden?

Mutlu bir yaşam için iyimser olmalıyım ben.

Gençlik sonu görünmeyen keskin virajlı bir yol. Yürüyoruz hepimiz hevesle... Virajın sonunda ne çıkacak bilinmiyor; belki ardında daha nice yol, belki uçurumlar en dipte... 

Ama hayatın kendisi de böyle, sadece gençlik değil. Hayat da bir bilinmezlik öyküsü, hiçbir şey kesin değil...

Bu belirsizliklerin arasında kaybolunmamalı. İnsan ki yaşarken ölen varlık, yarın öleceğiz diye bugün yaşamayı bırakmalı mı? Her günü ayrı bir ölüme çevirmenin bir anlamı var mı? Hem kim ölmemiş ki ölümden korkmalı? 

İyimser olmalıyım çünkü bu şekilde anlamlandırabilirim yaşamı.

“İyimserlikten maksat ne“ değil; iyimser olmamak için sebep ne? 
Yok belki ayağımda bir ayakkabım ama bir çift ayağım var ki gücü yetecek yürümeye. Yok elimde yüzük, kolumda bilezik ama iki avcum var su verebilecek bir köpeğe. Ağzımda yoktur tek lokma doyuracak beni ölesiye ama otuz iki dişim var yetecek kadar gülümsemeye. Her güne uyanabiliyorsam güneşle, her şeyden öte nefes bile alabiliyorsam her saniye, söyle; iyimser olmamak için sebep ne? 

İyimser olmalıyım,hayata bağlayan bu güzel sebeple.

İyimserlik yaşama sevinci, iyimserlik mutluluğa ulaşma belgesi... İyimserlik umut, iyimserlik zorunlu bir insan niteliği...

Şimdi biraz da anlatayım size kendi hikâyemi...
Her geçen günle artan sınav stresi... Herkesin sizden belli bir beklentisi... Beklentilere karşılık verememenin üstümdeki baskıcı etkisi... Her güne uyanırken aklıma takılan konu listesi... Geceyle gündüzün bile birbirine girdiği vakitlerde uyanık kalmaya dayanamayan gözlerimin isyancı sesi... Gece gündüz demeden çalıştığımızda, insanlıktan çıkmamızın ruhumdaki kalıcı darbe izi... Hayatımın geri kalanının tek bir sınava bağlı olduğu düşüncesi... Her gece kendimi yatağa attığımda hayal bile kurmaya vakit bulamayacak kadar yorulup hemen uyuyakaldığım gerçeği...6-23 öğrencilik mesaisinden kendime hiç vakit ayıramamakla birlikte iyi olup olmadığım hakkında bile beynimin fikir yürütememesi... Yaptığımız onca fedakârlığın karşılığını alamayacağımız düşüncesiyle gelen, dünyanın en berbat hissi...

Evet, uzaktan bakınca çok umutsuz bir hayatımın olduğu ya da benim bu noktada çok kötümser olduğum söylenebilir. Ama bunlar herkesin hayatında belirli zamanlarda olması gereken dertler, bizi kötümser olmaya itecek güçler değil... 
Geriye dönüp baktığımda bugünlerin acısı yarına kalmayacak. Bugün çektiğim bu çileye yarın gülüp geçeceğim.
Yarın ölebilirim. Hiçbir şey için bir garantim yok. Bu çalışmamın karşılığını alamayabilirim; hayatım sınavdan ibaret değil...

Ömründe tek kesin şey olan ölümü bile unutabiliyorsa; sanki hiç yokmuş gibi rahatça yaşayabiliyorsa insan, diğer şeyler için endişelenmenin manası ne? 

İyimser olmalıyım çünkü ölüm hep nefesimde...

Yaptığım şeyleri düzeltebilirim, nefes aldığım sürece.
Yaşıyorum nefesim yettiğince, takılmayarak hayatımdaki engellere.
Her geçen gün yaklaşıyorum önümdeki kesinliğe. Ama bir amaç taşıyorum yanımdaki kefenimde...

Çok para kazandırmayan bir işte çalışıyor olabilirim ama yardımcı olabiliyorsam herkese, iyimser olmamak için sebep ne? 

İyimserim çünkü dualar taşıyorum iyi bir insan olabilmek ümidiyle...

Aslında hayat; iki kişinin aynı pencereden bakıp farklı şeyler görmesidir.Sen nasıl bir anlam yüklersen senin için öyledir.Önemli olan en mutsuz anında bile gülümseyebilmektir.  “Zindandaki“ küçük penceremden dışarıya baktığımda gördüğüm “çamurlu yol“dan tiksinmek yerine; oradan çıkacağım zaman içime çekeceğim temiz havayı hayal etmektir…


Ve dahi son söz niyetine;
Umutsuzluk diye bir şey yoktur; karanlık diye bir şeyin olmadığı gibi...