Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: cansel5152
Eser Sıra Numarası: 160218eser22




UMUDUNU YİTİRME!
    Şu sıralar ben de dahil birçok gencin tek derdi; liseyi hayırlısıyla bir bitirip güzel bir üniversitede "o çok istediği" bölümü kazanabilmek. Peki neden tek derdimiz bu? Neden diğer şeylerin bir önemi yok diye, sordum kendime. Böyle ufak şeyleri neden bu kadar büyütüyoruz?
    Aslında bütün sorunumuz şükürsüzlük. Biz insanoğluyuz, vaktiyle elimizde olan hiçbir şeyin zamanında kıymetini bilemiyoruz. Elimizde olanın değerini ancak onu kaybedince anlıyoruz. Örneğin sağlığımız... Zamanında genç bedenimizi koruyamıyoruz, ona bakmıyoruz ve kötü alışkanlıklara maruz bırakıyoruz. Bunun çilesini ise yaş biraz ilerledikçe çekiyoruz. Sağlıklıyken aslında ne kadar da mutlu olduğumuzu fark ediyoruz. Gençliğimin tüm belirsizliğine rağmen mutluyum, umutluyum. Çünkü, ufak tefek şeyleri sorun hâline getirmiyorum, zamanında her şeyin değerini biliyorum, bol bol şükrediyorum, gülümsüyorum ve umutsuzluğa kapılmıyorum. Son zamanlarda hiç "bugün çok mutlu uyandım " diyen bir genç gördünüz mü? Şahsen ben hiç tanık olmadım. Bu mutsuzluğumuzun, yıpranmışlığımızın, erkenden gelen ihtiyarlığımızın sebebi nedir? Bence yukarıda saydıklarımın yapılmaması, yani her şeyi sorun haline getirmek, değer bilmemek, şükretmemek ve gülümsememek. İnsanı yaşama bağlayan şey, onun enerjisidir. Eğer biz yaşam enerjimizi genç yaşımızda kaybedersek yaşamanın ne anlamı kalır ki? Barış Manço'nun "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" şarkısındaki gibi: "Boşa geçmiş ömre yaşam denir mi?"
Umut; çok güzel bir duygu. Her zaman yanımızda... Hani biz mutlu olduğumuzda içimizde uçuşan kelebekler var ya, onlar umuttan besleniyor olmalı. Umudumuz bize olmamız gerekeni; insanlığımızı öğretiyor. İnsanca duygularla yaşamayı, insana özgü hareketler sergilemeyi bize aslında içimizdeki umut yaptırıyor. İnsanın ümidi hiçbir zaman tükenmemeli! Çünkü, hayat insanın karşısına öyle olmadık sürprizler çıkarıyor ki! Tam hayatta kimsenizin olmadığını düşünürken birden anneniz sizi arasa ne kadar da mutlu olursunuz öyle değil mi? Her şeye umutla bak, her zaman mutlu ol. Çünkü yarını bilmiyoruz, hayat da bu yüzden güzel değil mi sizce de? İşte bu yüzden dargınlığa, küslüğe, kavgaya ne gerek var ki? Hayatımız belirsizliklerle dolu ama biz yine de her daim "mutlu" olmayı ümit etmeliyiz. Benim mutlu olmamdaki en büyük etken ailem. Çünkü onlar her şeye rağmen benim yanımdalar ve her zaman beni destekleyecekler ve ben de elimden geldiğince onların yüzünü kara çıkarmamaya çalışacağım. Diğer bir etken ise, kendime olan güvenim. Neden kendime güvenmeyeyim ki? Eğer biri, bir şey yapmak istiyorsa o işi rahatlıkla yapabilir. Yeter ki istesin. Herkesin belli bir potansiyeli var. Ee, ne diye hâlâ "Ay ben bunu yapmaya cesaret edemem, asla başaramam" gibi umudumuzu kaybettiren sözler sarf ediyoruz ki? Bir kere her şeyden önce kendinize güvenmeliyiz ve hayata hep pozitif bakmalıyız. Eğer rotamız bu olursa elbet güvenilir bir adaya ulaşırız!
İyimserim; çünkü kendime güveniyorum.
İyimserim; çünkü bu ülkede, tam bağımsızım.
İyimserim;  çünkü fikirlerimi istediğim gibi savunabiliyorum.
İyimserim; çünkü daha önce hiç savaşa tanık olmadım.
İyimserim; çünkü hiç açlık tatmadım.
İyimserim; çünkü daha önce yaptıklarımdan dolayı suçlanmadım.
Önümüzde böyle güzel fırsatlar varken bence şansımızı deneyelim, hayata hep umutla bakalım.
"Çünkü; hayat düşündüğün gibi zor değil ama düşlediğin kadar kolay."



önceki eser / sonraki eser