Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: bordo2789
Eser Sıra Numarası: 160215eser06


                                                      GELECEĞİ HİSSETMEK

     Uğruna anı yaşamayı reddettiğim geleceğime bakarken umutluyum aslında. Zira eskiden de olduğu ve şu anda da devam ettiği gibi ilerleyen zamanlarda da bağlı olduğum birçok şey avuçlarımdan kayıp gidecek. Arkasından gözyaşı döktüğüm şeylerin beteriyle karşılaşacağım belki, kim bilir? Bu zamanlarda da zifiri karanlığımda bir fener ararken telaşla, geleceğimle burun buruna geleceğim. Gece gözlerimin altı torba torba olana kadar imtihanlara çalışmak değil aslında asıl mesele, asıl olan her daim yanı başımızda; bir davranış, bir söz kadar yakın. Şimdi aynaya baktığımda güzel, temiz bir karakter gördüğüm vakit diyorum ki kendime; neden karakterine sahip çıkıp gelecekte daha iyisi olmayasın? Gelecek bir adım, bir göz açıp kapama süresi kadar yakında. Neden kendini ışık olarak kullanmayasın? Ben ki bu yaşıma kadar ne sıkıntılara göğüs germişim, ne acılar bindirip de sırtına tüm ağırlığıyla taşımışım onları, kendi elimde şekillendirdiğim geleceğime mi kötümser bakacakmışım?

    Kağıdın üzerinde keyifle dans ettirdiğim kalem gibi aslında geleceğim de; şu anki hayatım satırlara bağlıysa, geleceğim de bir nevi o satırlara ne karaladığıma bağlı. Bu vakitler ürktüğümde, bir şey yüzünden hafif umutsuzluğa kapıldığımda sığındığım bir kalem, bir de kağıdım var yalnızca. Yazıyorum, kendimi tekrar kendim gibi hissedene kadar yazıyorum. Geleceğimde yarama sürdüğüm merhem ne olacak, hiç bilmiyorum. Zira bununla birlikte bilmediğim çoğu şey zihnimin duvarlarına hapsolmuş durumda. Kendimi çıkmazda hissettiğim saniyeler, mutlu hissettiğim saniyelerden çok daha fazla belki de. Lâkin tüm bu içinden çıkamadığım düşüncelerin aksine yıllar sonra beni bir şeylerin beklediğini biliyorum. Umutsuzluğu damarlarımda dolaşan kan misali her yerimde hissettiğimde bile vakit olarak çok ama mesafe olarak az bir yerlerden bir mum ışığı kadar titrek fakat zifiri karanlıkta yolunu kaybetmiş bir biçâre gibi sıkı sıkıya tutunduğum ve ona doğru bir adım daha atmak için kendimle mücadele ettiğim bir şey görüyorum. Lâkin o ışık yine de parmak uçlarıma değecek kadar yakın değil. Dizlerimde derman bırakmayana dek koşmamı gerektiriyor belki. Ancak o zaman karanlığımı aydınlatan titrek ışığıma dokunabilirim ve işte o zaman; aslında titrek olmadığını fark ederim. Zira beni rahat bırakmayan belirsizliklerin, gözüme bir perde indirip güçlü ışığımı titrek gösterdiğini her geçen gün daha iyi fark ediyorum.

Umutlarıma sımsıkı sarılmak, elde edebileceğime inandığım şeyler uğruna her gün savaş vermek de geleceğime iyimser gözle bakmamı sağlamasının yanı sıra, gözlerimin önündeki perdeyi aralayabilmemi ve o güçlü ışığa doyasıya bakmamı da sağlıyor. Gün geçtikçe güçleniyorum ben de; olumsuzlukları, belirsizlikleri ve daha nicelerini bir kenara bırakmayı öğreniyorum. Öğrendikçe de bir sağlam adım daha atıyorum ileriye, geleceğime. Geleceğimin bir mum ışığı değil de, güneş ışığı misali parladığını fark ettiğim vakit ise ileriye iyimser bakmamak için hiçbir sebebim kalmamış oluyor böylece.

    Her şeye rağmen genciz işte. Ne kadar belirsizlikle dolu olsa da ruhumuz, geleceğe iyimser bakmaya doyamıyoruz.