Konusu

Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen, ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


26 Şubat 2016 Cuma

Yazar Rumuzu: berk2525
Eser Sıra Numarası: 160221eser30


NİKBİNLİK KÖKLERDİR
Umut, bir kimsenin kişisel yaşamındaki olay ve durumlarla ilgili olumlu sonuçlar çıkabileceği ihtimallerine dair duygusal inancı olarak tanımlanabilir.
Burada umudu tanımlarken olumlu sonuçların çıkabileceği ihtimalinden bahsedildi. Adı üstünde sadece bir ihtimal… İşin kötü yanıysa umudun tanımını yaparken duygusal bir inançtan bahsettik. Fakat duygularımızın ne yönde çalışacağı belli değildir. Biz yine de umutluyuz çünkü bizi ayakta tutan ihtimallerimiz duygularımızdır. Şimdilik bu kâfidir.
Bütün dünya ihtimal üzerine kurulmuş ve duygular üzerine yaşıyor olmalı hem de en programlı, en sistemli, en öncelikli hazırlıklara rağmen.  İnsan duygularına ve ihtimallerine itaat etmezse öldürür veya ölenle öldürüleni izler çünkü ölmüştür! Evet, bir insanı ayakta tutan kalbi beyni ve sair organlarıdır ama onu yaşatan ve dirilten gizli el; duyguları, ihtimalleri, hayalleri ve umutlarıdır. Mitolojik bir rivayete göre Baş Tanrı Zeus Pandora’ya esrarlı bir kutu armağan etti ve ona dedi ki “Sakın verdiğim kutuyu açma, içindeki iyi şeyler uzaklara kaçar ve onların yerine fenalıklar gelir, seni rahatsız eder. Bütün insanların saadeti ve felaketi bu kutunun açılıp açılmamasına bağlı.” Fakat Pandora, Zeus’un uyarısını yok sayarak kutuyu açtı. Kutunun içindeki hastalık, keder, ıstırap, yalan, riya gibi insanları rahatsız edecek ve felakete sürükleyecek ne kadar kötülük varsa hepsi açılan kutudan kuşlar gibi uçuştu. Pandora hatasını anlayarak biraz sonra kutuyu kapadı ancak kutuya kapatılan kötülüklerin arasında insanları yaşatacak, teselli edecek, cesaretlendirecek umudun kaldığını gördü. Ve Zeus kötülükler karşısında isyan etmemeleri için insanları umuttan mahrum bırakmamıştı.

Rivayette anlatıldığı gibi iyimserlik hüviyetli umut insanlığın kurtuluşu ve dayanağıdır.
İnsanlık kelimesi günümüzde anlamını yitirmek üzeredir. İnsanlık belki de en sancılı dönemini yaşamaktadır ama olsun bir gökkuşağının yağmurdan sonra gökyüzüne şeref verdiğini bilen bir nesildeniz. Katillerin olması, zulmün çoğalması, terör, haksızlıklar vs. tüm bunlar beni şaşırtmıyor çünkü insanlar şu günlerde insanlıklarını, hayallerini ve renklerini boşluğa düşürmüş durumdalar. Şimdilik boşluğa düşmüş olmak sonrası için hüküm veremez çünkü iyimserliğin kırıntılarına sahip olmak için hala epey haklı gerekçemiz var istisna insanlara rağmen. Ve bu durumdaki istisna insanların gökkuşağını görebilmesi için belki de fırtınalara tabi tutulması gerekiyor. Biz gecenin en koyu ama aynı zamanda gün doğumuna en yakın zaman dilimindeyiz. “Bu günleri görebilmemiz için katiller, haksızlıklar, tecavüzler vs maalesef olmalıymış.” diyenler var diyenlerden de değiliz.
Tüm bu kötülüklere sebebiyet veren bu kötü insanlar insanlığın içine atılmış mikroba benzer. Sadece bir kere zarar verebilirler ikinci gelişlerinde bizi birbirimize kenetlenmiş ve daha tecrübeli olarak göreceklerdir. Çocuklarımıza öğreteceklerimiz yine bunlardır. Bizim çocuklarımıza verem olmuş insanlığı kurtarmanın belki tek başına mümkün olmadığını ama insanlığın son damlası konumunda olduklarında insanlığı ölüme sürüklemenin onlara yakışmayacağını aşılamamız gerekiyor. Kimse için söz veremem ama ben yaşadıkça umuda, hayallere, inançlara can vereceğim ve çevremdekilere bunu öğreteceğim. Yani anlayacağınız mirasım insanların değil insanlığın, geleceğin, umutların ve çocukların olacak. İşte bundan eminim.
İyimserim çünkü hala gülen çocuklara, hayvanları iyileştiren insanlara, ne olursa olsun hiçbir şeye saygısını yitirmemiş insanlara ve yaşama isyan etmeyen insanlara rastlıyorum.




önceki eser / sonraki eser